
Dehset, igrenclik, pislik... Uzakta tutulmaya calisilan, dislanan, bastirilan ama geri donen; bir tokat gibi suratimizda patlayan; bedenimizi istila eden; ruyalarimizi, bilincimizi ve bilincdisimizi belirleyen, silinmeyen damga. Binlerce yillik bir hafizada, mitlerde, dinlerde ve nihayet edebiyattaki iziyle dehset. Iste Kristeva´nin Korkunun Gucleri´nde disiplinlerarasi bir yaklasimla, psikanalizden dilbilime, semiyotikten edebiyata uzanarak gozler onune serdigi ana tema. Yakindan bakildiginda tum edebiyatin konusudur neredeyse "kiyamet". Ve tarih boyunca, o "kiyamet"i yasayanlarin varolusu artik kimliksiz, heterojen, hayvani, baskalasmis ve kirilgan bir sinirda kendini gosterir; borderline yani sinir kisilikler, travmanin kaliciligi... Kristeva, dehsetin anlaminin ve gucunun hangi evrensel oznellik meknizmalarina yaslandigini gostermeye calisirken, bu konuda ayricalikli yeri edebiyata verir. Hem de boylesi bir edebiyatin en derin, en mahrem kiyametlerimizin odagi olduguna vurgu yapa
No posts about this book yet. Be the first in the app!