
"Her bunalım kişinin daha önce inandığı şeye inanmamasıyla başlar."

Insanlar otoriteye neden ihtiyac duyarlar? Otoriteden neden korkarlar? Otorite iliskilerinin olmadigi bir toplum kurma tasarisi gercekci midir? Otoriteyle bag kurmadan onu reddetmek mumkun mudur? Basit bir karsi cikma bizi otoritenin olumsuzluklarindan korumaya yetmedigi gibi, onu gerektigi gibi degerlendirmemizi de engelliyorsa, ne yapabiliriz? Richard Sennett bu tur sorulara yanit ararken insanlarin otoritelerle kurduklari ozel ve kurumsallasmis iliskilerin tarihsel ve sosyopsikolojik bir panoramasini ciziyor. Anne babayla cocuk arasindaki gibi kisisel, isverenle isci ya da devletle yurttas arasindaki gibi toplumsal iliskilerde otoriteyi tanimadan reddetmenin insanlari ne tur cikmazlara surukledigini anlatiyor. Hegel'in kole-efendi iliskisi hakkindaki unlu cozumlemesinden yola cikarak, oncelikle otoriteyi bir Oteki olarak gormeyi birakip tanimayi, onu "gorulur, anlasilir" bir hale getirmeyi denememizi oneriyor. Hicbir otorite iliskisi icermeyen bir dunya kurmaya calismanin, insanin t
1 posts from the Bookspace community

"Her bunalım kişinin daha önce inandığı şeye inanmamasıyla başlar."