
“İnsanların unutmaması gereken dört kural vardır: Yanlış söz söyleme,yanlış yatakta uyuma, yanlış eşikten girme,elini yanlış cebe atma.”

Extraits de journal intime (1958-1979, non classés chronologiquement).
63 posts from the Bookspace community

“İnsanların unutmaması gereken dört kural vardır: Yanlış söz söyleme,yanlış yatakta uyuma, yanlış eşikten girme,elini yanlış cebe atma.”

Ne kadar acı çekersen çek, sabah yine güneş doğuyor

Nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma ama sonunda yine kendimden nefret ederdim. Geceleri çok düşünmekten gündüzleri başım ağrırdı.

“Geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım.Nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma, ama sonunda yine kendimden nefret ederdim. Geceleri çok düşünmekten gündüzleri başım ağrırdı.”

İnsan mutlu olduğu sürece , fakirlik utanılacak bir şey değildir .

Hayat bu; her şey olacağına varırdı. Derler ki: "Bir felaketten kurtulunca ardından güzel günler gelir."

İnsanların unutmaması gereken dört kural vardır. Yanlış söz söyleme, Yanlış yatakta uyuma, Yanlış eşikten girme, Elini yanlış cebe atma.

Ne kadar acı çekersen çek, sabah yine güneş doğuyor.

Geceleri yatağa uzanırım ama uyuyamazdım. Nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma ama sonunda yine kendimden nefret ederdim. Geceleri çok düşünmekten gündüzleri başım ağrırdı

**günaydın** ne kadar acı çekersen çek ,sabah yine güneş doğuyor

kitabın kapağındaki 6 çizgi kader çizgisini temsil ediyor.. yüzlerce sayfa okuduğumuz karakterlerden tabiri caizse en embesilinin hayatta kalması ve "yaşamak" denen şeyin aslında abartıldığı kadar özelliklerle donatılmadığının ve en önemlisi ne olursa olsun devam etmeye programlı bir hayatta yaşadığımızın çok kısa bir özeti.. yaşamak cidden çok basit ve bir o kadarda tüyler ürpertici..

Umudumuzu yitirirsek nasıl yaşardık?

Düşünmek yüreğimi öyle acıttı ki ağlayamadım bile!!!

Ne kadar acı çekersen çek, sabah yine güneş doğuyor.

''Her sabah uyandığımda tek endişem, bugünü nasıl geçirmeliyim diye düşünmek olurdu.''

"Nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma ama sonunda yine kendimden nefret ederdim."

Mutlu olduğun sürece fakir olmak utanılacak bişey değildir

"Artık öyle bir noktaya gelmiştik ki yaşamak yada ölmek önemli değildi. "

Geçmişi düşündüğümde bazen üzülüyorum, bazen de içimi bir huzur kaplıyor.

"Artık öyle bir noktaya gelmiştik ki, yaşamak ya da ölmek önemli değildi. Ölmeden bir parça ekmek yiyebilirsek mutlu olacaktık."

Düşünmek yüreğimi öyle acıttı ki, ağlayamadım bile.

Ölümden korkmuyordum; korktuğum, yaşamı yarım bırakmaktı.

“İnsan, sevdiklerini kaybettikçe kendi içinde küçülür; ama küçüldükçe de yaşamaya devam eder.”

“Düşünmek yüreğimi öyle acıttı ki, ağlayamadım bile.”