
misyonerler geldiklerinde onlar incilleri bizim ise topraklarımız vardı gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler gözlerimizi açtığımızda onların toprakları bizim ise incillerimiz vardı ~jomo kenyatta

Somurgecilik sorununa ve gecirmis oldugu surece elestirel gozle bakmak, bes kitanin son bes yuz yillik tarihini gozden gecirmek, yalniz somurenlerin degil somurulenlerin de tarihini irdelemektedir. Daha dune kadar Batili klasik tarihciler icin somuru "otekine" "uygarlik goturme" olarak gosterilmistir. Oysa Avrupa kral ve kralicelerinin yeni guc ve iktidar alanlarina ihtiyaclari vardi. Bilinmeyene yolculuk, efsanelerde ve masallarda isitilen, hep agiz sulandiran o gorkemli hazineler, altin yollar, degerli madenler icin basladi. Yeni yerlerin bulunmasi Batili ulkelerin istahlarini daha da kabartti. Ve sermaye birikimi her gecen gun artan gucuyle, her sistemin dinamigini olusturan ve es zamanli olarak degerleri de yok eden yikici bir sureci baslatti: Uygarliklarin talani, kulturlerin yikimi ve soykirimi...Gecmisten gunumuze anlatilan uygarlik masallarina bugun artik kimse inanmiyor ve "avci" tarafindan yazilan tarihe eski kavramlarla bakmiyor. Amerika, Afrika, Asya yerlileri tum bu tarihin nesneleri olarak kaldilar. ozne ise hep Bati'ydi."Yeni Dunya Duzeni" ve "Globellesme"nin bir fetis haline getirildigi, "tek kutuplu" duruma gelmis bir dunyada gecmisi hatirlamak, bugunlere nasil gelindigini anlamak icin elinizdeki kitap klasiklesmis, "degisen dunya kosullarinda" da guncelligini koruyan onemli bir kaynaktir.Baski Yili: 2000Dili: TurkceYayinevi: E Yayinlari
2 posts from the Bookspace community

misyonerler geldiklerinde onlar incilleri bizim ise topraklarımız vardı gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler gözlerimizi açtığımızda onların toprakları bizim ise incillerimiz vardı ~jomo kenyatta

Bugün Afrika toplumları arasında sürüp giden kanlı savaşların, Güney Amerika'daki Muz cumhuriyetlerinin çektikleri sıkıntıların, dünyanın doğu yarımküresinde bitmek tükenmek bilmeyen darbelerin ve daha nice ülke toplumlarının kanayan yaralarının, yeryüzünden toptan silinen kimi etnik toplulukların tek bir açıklaması vardır: Sömürgecilik hareketi. Esas olarak Batı Avrupa kökenli olan bir hareketi ele alan bu çalışmada, dünyada gelmiş geçmiş hiçbir devlet örgütünün masum olmadığı ayrıntılı örneklerle gösterilmektedir: İkinci Dünya Savaşı Japonya'sında Uzakdoğu toplumlarına yönelik değerlendirmeler, Rusların Slav olmayan topluluklar hakkındaki politikaları, Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın Sudan'a ve Habeşistan'a yönelik niyetleri, Çinlilerin çeşitli Asyalı toplumlarla ilişkileri vb. Ama konunun odağında Batı Avrupa bulunmaktadır, Kilisesiyle, ekonomisiyle, kendi içindeki savaşlarıyla... Çünkü Batı kökenli sömürgecilik çok daha radikal hedefler benimsenmiştir. (...)