
“duygulu bir adamım ben. bir film görmüştüm eskilerde; bir fransız filmi; adı: "je suis un sentimental" o filmdeki adam mıyım nedir? öfkem belli olur, coşkum ortaya çıkar da sevincim, üzüncüm dibe akar, orda büyür. yalnız seninle güçlüyüm. sen olmasan bir anlamım olmaz. sev beni. yaşayacağız. her şeyimi sana borçluyum. sana rasladığım sıralar yıkıntılıydım. sen onardın beni. tuttun elimden kaldırdın. ben de ekmek gibi öptüm alnıma koydum seni, kutsadım. aşk büyüdü, aşk!”









