
“Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben”

Paperback. 13,00 / 19,50 cm. In Turkish. 288 p. Ilk kez yayinlandigi 1989'dan günümüze bir kaç kusagin ilgiyle okudugu Sana Gül Bahçesi Vadetmedim on altinci basima ulasti. Içine dogdugu dünyanin kurumlariyla bagdasmayi ögrenemeyen, iletisimsizligin karanliginda yasayan on alti yasindaki bir genç kizin öyküsü... Sana Gül Bahçesi Vadetmedim, deliligi, resmi tanimiyla akil hastaligini anlatiyor: Deborah kimlik kavramini yitirip içine kapanmis, zengin düslemi ve mizah duygusuyla yarattigi kendi düssel dünyasina siginmistir. Iki dünyanin çatismaya baslamasi, Deborah'in akil hastanesine "düsme"sine neden olur. Böylece hastaneleri, doktorlari vb. kurumlariyla toplumun "kurtarma operasyonu" baslayacaktir. Greenberg'in kendi yasamindan yola çikarak yazdigi kitap, "akil hastalarinin gizleri" üzerine pek çok ipucu tasirken, toplumun yerlesik deger yargilarina çarpici bir elestiri de getiriyor, böylece "normal" kavramini sorgulamaya götürüyor bizi.
24 posts from the Bookspace community

“Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben”

“Sevgi yeterince gerçekti acı da öyle”
Kapayın çenenizi! Düşüncelerimi duyamıyorum!"
Dünya'da bile, aynı dili konuşan iki insan yok muydu hiç?

Bak dinle beni! Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk vadetmedim. Sana ancak bütğn bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir.

“O inançlı ruhu…yalan söyleyecek olursa, ruhuyla başı derde girecektir nasıl olsa.”
"Sana hiç bir zaman gül bahçesini vadetmedim ben. Hiç bir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim ve hiç bir zaman huzur ve mutluluk vadetmedim. Sana ancak bunlarla savaşma özgürlügüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerceklik savaşım"

“Sana hiçbir zaman gül bahçesini vadetmedim. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim ve hiçbir zaman huzur ve mutluluk vadetmedim. Sana ancak bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım.”

Deborah kendini,bir güvercini korkutucu bir ülkeyi keşfe gönderen Nuh gibi gördü bir an.

Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim. Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım.

Kefen ve gelinlik. Birbirinin aynı olan iki giysi. Ölürken yaşamak; yaşarken ölmek; savaşırken teslim olmak ve teslim olurken savaşmak zorunda kalıyorsun, değil mi? Benim yolumda, bütün karşıtlıklar aynı anda verilir ve karşıt hedefler için aynı araçlar kullanılır.

Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim. Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım.

Birisi seni kırdığı zaman hiç ağlama, gül. Seni üzdüklerini bilmelerine asla izin vermemelisin.

Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim. Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım.

Bütün hasta insanların hastanelerde olduğunu mu sanıyorsun sen?

Birisi seni kırdığı zaman hiç ağlama, gül. Seni üzdüklerini bilmelerine asla izin vermemelisin.

Bir keresinde kendine korkunç işkenceler yapan bir hastam olmuştu. Ona neden böyle şeyler yaptığını sorduğum zaman "Bunları bana dünya yapmasın diye." karşılığını vermişti. Sonra "dünyanın neler yapacağını görmek için biraz bekleseniz" demiştim. O da "Anlamıyor musunuz? Eninde sonunda oluyor bunlar, bu şekilde hiç olmazsa kendi yıkımımı kendim yönetiyorum." diye yanıt vermişti.

Sürekli özür dilemek zorunda kalıyordum. Ama niçin ve neden olduğunu hiç bilmiyordum.

Cehennemin eşiğine gelmiş kişilerin şeytandan ödü kopuyordu; zaten cehennemin içinde olanlar içinse şeytan özel biri değildi.

Bak, dinle beni, dedi Furi. "Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim...ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır..."

Sevgi yeterince gerçekti, acı da öyle.

Bakın, belirtiler hastalığın kendisi değildir", diyordu doktor. "Bu belirtiler savunma araçlarıdır, bir kalkandır.

İnsan benim gibi hantal ve her şeyi yüzüne gözüne bulaştıran biriyse, kendisi gibi olmayan insanları gözünde çok büyütüyor.

Çölde doğup büyümüş bir insana, daha görmediği nice bereketli, verimli, olağanüstü derecede güzel topraklar olduğu nasıl anlatılabilirdi?