
. Şöyle bir ikilem yaşıyorum: Seni bütünüyle kendime istiyorum; ama senin özgür olmanı, bağımsız olmanı da istiyorum - bana bağlı olmanı; ama, benden bağımsız olmanı

by Oruç Aruoba
Paperback. 13,00 / 19,50 cm. In Turkish. 232 p.
17 posts from the Bookspace community

. Şöyle bir ikilem yaşıyorum: Seni bütünüyle kendime istiyorum; ama senin özgür olmanı, bağımsız olmanı da istiyorum - bana bağlı olmanı; ama, benden bağımsız olmanı

"Bitirmek istemiyorum; ama, belki sürdürdüğüm bitmiş bir şeydir."

… Dolunaya kaç akşam kaldı? … Ne çıkar kaç akşam kaldığından dolunaya— Bu karanlık anı çalarken sorduk mu zamanı?

ll. "Sevgi nedir?'' diye sordun. Ben de şöyle dedim:- "Sevgi, birşeyin farkına varmak; sonra da, bir karara varmaktır. " İki 'varma'nın çakışması ..

(Ey Okur : sen de bunu aklından çıkarma, burada yazılmışları okurken : yanlış anlaman işten bile değil; hatta, doğru anlaman, neredeyse, olacak iş değil...)

Bu kadar şey yaşadıktan sonra, şu 'yaşam bilgeliği' denen şeyden bir nebze bile edinememiş olmama - ne demeli: garip mi, doğal mı? …

Hani sana birgün, "Bunu izsiz bırakmamalıyız-insanlar bilmeli bunun gerçek olabildiğini" demiştim; sen de, "Yaz" demiştin ya- işte, şimdi, bunu yapıyorum:

[--] - seni, s e n olarak, özlüyorum ...

"Sen hızlandırdın" demiştin bana- ben de "Sen yavaşlattın" desem, şimdi; bunun 'olsaydı, olurdu' türünden sonucu ne olur, bilmiyorum : sen de aynı hızı tuttursaydın, tutturmak isteseydin- ne olurdu?-- o l u r muydu?!: H i ç bilmiyorum ... Olmadı ...

"Sen yaralısın - ben de senin yaralarını saracak durumda değilim galiba" dedim . Bu laftan tam ne anlayacağııru hala bilemiyorum - ama d o ğ r u . . . (-Ne demekse!) Anlarnlar hep yavaş oluşur benim kafamda -hani, biliyorsun : önce "yavaş yavaş", sonra "paldır küldür"! ... - Ve, tersi... Bir de, beni "tahmin edemeyeceği[m] kadar özlediği (n]i" söylemeni katmalıyım işe ... - Nasıl zor bir yol, bu yürüdüğümüz, nasıl engebeli, belalı! Bu defteri de adam edemedim!

“Seni bütünüyle kendime istiyorum; ama senin özgür olmanı, bağımsız olmanı da istiyorum. Bana bağlı olmanı; ama benden bağımsız olmanı.”

Özlem çeken, çıkar yolu olmayandır -yönünü yitirmiş olan... Değil başkası, kendisi bile yol gösteremez, özlem çekene

yine bir dönüm noktasındayım (karlar eriyor, güneş parlama yolunda, bitkilerim baharı çağırıyorlar...) ve sen, depderin, içimdesin. koyu kırmızıların benim hâlâ...

boş bir pil gibiyim!

“bana kararsızlıkla gelmemelisin. geleceksen özgürce ve bilinçli bir isteklilikle gelmelisin."

ve tabiî, 'yürümek' - bu konuda kafamı nasıl bozmuş olduğumu biliyorsun : yürüme - birlikte yürüme... - daha ulu birşey bilmiyorum. - sevişmek bile, bütün yakınlığıyla, yüceliğiyle, güzelliğiyle; ama, patlayan ve sönen tutkusuyla, heyecanıyla, doyumuyla, birlikte yürümekten daha üstün değil - hele, bir de, birlikte gidilecek bir yer (bir amaç, bir erek) varsa... yürüyüş - ne kavram ama!...

'aşk', çünkü, önemsiz; giderek, değersiz birşeydir : kişinin 'başına', nedensizce; hatta, nesnesizce 'gelir' : neden şu kişiye âşık olmuşsundur; kimdir, âşık olduğun - belirsizdir - çünkü, yalnızca bir 'etkilenim', bir 'tutku'dur - işte : bir tutulmuşluktur... sevgi ise dünyanın en önemli; giderek de (enderliğinden mi acaba - herhalde...) en değerli şeyidir - çünkü, kişinin bilinçle ve tam da belirli bir kişiye yönelik, bulunabileceği en yoğun ve en yalın - anlamlı; amaçlı - eylemidir. düşün: sevgi, eylemdir.