Burcu@osteonarrans· 5mo🇹🇷
Kadınlar, egemen kültürün oluşturduğu "kadın imgeleri "ni kendi içlerinde taşırlar ve değişim yolunda ilerlerken yalnızca dışsal baskı ve engellerle değil, kendi içlerinde taşıdıkları bu egemen kültür tanımlarıyla da mücadele etmek zorunda kalırlar. Üstelik bu egemen imgeler ve kalıplar, toplumsal değişmenin daha elle tutulur, somut hedeflerine ulaşıldıktan çok sonra bile varlıklarını sürdürürler; çünkü bilincimizin en derin katmanlarında yer etmişler ve çoğu kez farkında olmadığımız ölçüde kimliğimizi biçimlendirmişlerdir. Bu kalıpların değişmesi ise, büyük ölçüde, yerlerine yenilerinin konmasıyla mümkündür. İşte bu noktada, kadınların karşısına çıkan en büyük engellerden biri, hem en güçlü imge yaratma kaynaklarından, hem de en güçlü meşrulaştırma (dolayısıyla da içselleştirme) araçlarından biri olan, dindir.