
Deniz gezmiş, "mahkemeye asla güvenim yoktur. Mahkeme diye böyle bir yerde bulunmaktan utanç duyuyorum."

by Nihat Behram
1968'ler. Yazili tarihin en barbar asrinin en umutlu, en isikli, en cesur gunleriydi. Coskun bir devrimci dalganin butun dunyayi sarstigi, onlarca ulkede milyonlarca insanin ayaga kalkarak, "Gercekci ol, imkinsizi iste," diye haykirdigi gunlerdi...Boyle bir dunyada, Denizler de ozgurluk bayragini Turkiye'de yukseklere tasidilar. ABD'ye, NATO'ya, yurtlarini yerli ve yabanci sermayeye peskes cekmek isteyenlere en iyi cevabi eylemleriyle, yuruyusleriyle, cesaretleriyle verdiler.Ve egemenler, bu ozgurluk kabarisinin intikamini 12 Mart karanliginda uc gencten cikarmak istediler. Somut hicbir yasal dayanak olmadan Deniz'i, Yusuf'u, Huseyin'i ve nice arkadaslarini idamla yargilayip, "Asalim, asalim!" cigliklariyla daragacina gondererek ozgurluk ve bagimsizlik mucadelesini bogmaya calistilar...Baski altinda gecen yirmi iki yilin ardindan, bu yeni basimiyla Daragacinda Uc Fidan'i sunarken, bugun koyu bir karanligin ve ahliksizligin icine itilmek istenen yurdumuzda, gozlerimizde hili bir umut is
6 posts from the Bookspace community

Deniz gezmiş, "mahkemeye asla güvenim yoktur. Mahkeme diye böyle bir yerde bulunmaktan utanç duyuyorum."

Ölüm hangi nitelikte olursa olsun, yine de kendi ağırlığıyla gelir. Ve o gün Ankara'daki ölüm, ağlamayı dahi yasaklayan cinstendi.

"... Delikanlım, iyi bak yıldızlara Onları belki bir daha göremezsin..."

İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Deniz GEZMİŞ’in Asılmadan önce babasına yazdığı mektuptan…

Hayatta öyle seçimler yap ki kazandıkların kaybettiklerine değsin... ERNESTO CHE GUEVARA

“sen bağrımı amansızca zorlayan siyahlık unutma öldürmekten daha kuvvetlidir ölebilmek”