
"Şüpheye düşürmeyen samimiyetin ve sevginin kölesiyim".

by Rauda Jamis
Frida Kahlo Ask ve Aci is one of the most beloved books in the Bookspace community. Add it to your shelf, save your favorite quotes, and join the conversation with thousands of fellow readers.
23 posts from the Bookspace community

"Şüpheye düşürmeyen samimiyetin ve sevginin kölesiyim".

Bence insanın acısını gömmesi, içten içe o acı tarafından, bulanık ve anlamsız yollardan geçerek kemirilmesi demektir. Patlayıcı, hasar verici, kendi kendini yıkıcı bir güçtür. İfade etmek, kurtulmanın başlangıcıdır.

Siyaset dünyası, insanların hiç çekinmeden birbirini çiğnediği, gözünü kırpmadan vahşice birbirlerini öldürdüğü, koskoca bir muhabere alanıydı. Ne iman kalmıştı ne de yasa.

Hayatta bazı şeylerin sizi sorgulaması gereklidir. İnsan kendini o şeylere göre belirler, sonra bir bakar ki ilerliyor.

"Ve insanın acısıyla sesini yitirdiği yerde Bir Tanrı bana çektiklerimi anlatmamı söyledi."

Her gözyaşı yaşamın parçalanışı.

Başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamam.

Kim ne derse desin, görüntü düşünceden önce yer alıyor.

"Melek yüzler, bazen büyücülük eğilimlerini saklayabilir. Bazen de genç şeytan yüzlerinin ardında melek yürekli kişiler vardır."

Ölümle burun buruna geldikten sonra hiçbir şey duyumsamamak, ölmek gibi bir şey olurdu.

İnsanlığın eli, Tanrı'nın yarattığı insanın elinden çok daha güçlü,

"Çok uzağa giden, bir daha asla geri dönmeme riskini göze alır, bunu hiç unutma.

Neden yürümek için ayaklarım olsun ki, uçmak için kanatlarım var..."

Çok insan bir kadındı."

Yaşamlarına bir anlam vermeyi bilmeyen ve sizinkine zarar vermeye çalışarak daha da alçalan insanların, kendilerine özgüçlerini başkalarını küçük düşürme yoluyla elde edecekleri öğrenilmiş düş gücü ve oyun fukarası çocukların bu türden kırıcı davranışları bana dokunmaz oldu...

Umutsuz düşler insanı öldürür. "

Bedenim bitkin. Ve bundan kaçmam mümkün değil. Tıpkı hayvanlar gibi kendi ölümümün gelip de yaşamımın ta içine yerleşmeye başladığını duyumsuyorum; bu öylesine güçlü bir duygu ki, tüm mücadele olanağımı yok ediyor. Herkes benim mücadele etmeme öyle alıştı ki, kimse inanmıyor bana.

Çünkü her birimiz bir Tanrı olmayı arzuluyoruz. Ama Tanrı değiliz, işte! Bal gibi et ve kan karışımıyız. Tüm berelerin üzerine yazıldığı bir bedenimiz var ama biz yalnızca manevi yaralara ilgi gösteriyoruz. Çünkü onlar incelenebilir, düşlenebilir ama ele gelmez. Çıplak gözle görülmeyeni yüceltiyoruz. Hepimiz Tanrılaşmak, bilmediğimiz bir konuda, ölümsüzlük içinde var olmak istiyoruz.

büyük ressamların dengesi çarpıcıdır. Tıpkı sizin ona baktığınız gibi, tablonun da size bakması gerekir.

"Çıkış yolunun güzel olacağını ve asla geri dönmeyeceğimi umarım."

"Kadınların peşinden koşmasını engelleyemem."

Bu, bitmek bilmez bir can çekişmeden ibaret olan yaşamımla ilgili olarak şunu söyleyebilirim: Ben uçmak isteyip de uçamayan bir kuş gibiydim.

SENİ SEVMEKTEN NE ZAMAN VAZGEÇTİM BİLİYORMUSUN Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşücelerini açıkca söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim. Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim. Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim. Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmeyeceğini anladığım zaman vazgeçtim. Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim. Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim. Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgectim. Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen oldugun için vazgeçtim. BENCİL OLDUĞUN İÇİN VAZGEÇTİM!! Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi. Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladim...