
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum... Kağıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!

by Didem Madak
"Ah"lar ağacı is one of the most beloved books in the Bookspace community. Add it to your shelf, save your favorite quotes, and join the conversation with thousands of fellow readers.
14 posts from the Bookspace community

Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum... Kağıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!

Vasiyetimdir: En güçlülerinden seçilsin Beni taşıyacak olanlar. Ahtım olsun Yükleri ağırlaşsın diye iyice, Tabutumun içinde tepineceğim.

Bir ters bir yüz kazaklar ördüm Haroşa bir hayat bırakmak için Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.

Güçlü bir el silkeledi beni sonra Sanırım tanrının eliydi, Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan, Çok şey geçmiş gibi başımdan Ah dedim sonra, Ah! İç ses, diye söylendim. Gel! Ahlar ağacından sen de biraz meyve topla. Vasiyetimdir: Bin ahımın hakkı toprağa kalsın...

Bana artık büyü diyorlar. Bütün renkleri mezun etmişler hayatlarından Karanlığa emekli öğretmenler gibi sanki insanlar.. Bilirsin işte Füsun gidişinden bu yana Hüzün sektöründe bilfiil yirmi üç sene görev yaptım!

Asaletim de sizin olsun baylar,rezaletim de ! beni bir sütyen lastiğiyle asın…

Bıçağın ucundaydı insanların hafızası ‘İnsan unutandır ve insan unutulmaya mahkum olandır.’ Tanrı şöyle derdi o zaman: Ah! Ne çok dikeni vardı ahlat ağacının tanrım, Ulaşılamazdı, Sen sarılmak istesen ona, O sana sarılmazdı. Ne çok dikenin vardı Tanrım! Ne çok isterdim, Sana sarılamazdım. Ve şöyle derdim o zaman: Ah!
vaisyetimdir; en güçlülerinden seçilsin beni taşıyacak olanlar. ahtım olsun, yükleri ağırlaşsın diye iyice, tabutumun içinde tepineceğim.

ben sizin ruhunuza çiçek aşısı yapayım da çiçekler açsın ruhunuz. hadi alkışlayın! biliyorum hâlâ biraz safım.

Heceleme beni artık Allah’ım Bırak okunaksız kalayım Kaderimin hepsi pek iyi olmasın varsın Bak, ömrüm eriyor işte Çocukluk fotoğrafımdaki kardan adam gibi yanı başımda Bak, ilkokul talebesi kalbimden Yine karne parası istiyorlar Bir gecekonduda oturuyor kalbim oysa Yağmur yağdıkça Bir gecekondunun damı gibi içine doğru ağlıyor...

geçti ömrüm iklimden iklime yuva yaptım kaç paket cigaranın bacasında yorgunum, kahvem çamur gibi batmaya da razıyım, artık beni anla yeter ki sen beni hiç yazamayacağım bir romanın kollarına atma.

yapıştırsam da parçalarını hayatımın su sızdırıyor çatlaklarından.

sağlam bir halatla çekiyorum acıyı kendime doğru.

Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Balkona yorgun çamaşırlar asmayı Ki uçlarından çile damlardı. Güneşte nane kurutmayı Ben acılarımın başını Evcimen telaşlarla okşadım bayım. Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum. İnsan kaybolmayı ister mi? Ben işte istedim bayım. Uzaklara gittim Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım!