
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 362 p. Dumas, dünya çapindaki edebi eserlerinin yani sira çok iyi bir gezgindir. Onu diger gezginlerden ayiran en önemli özelligi de dolastigi her yabanci topragi sadece degisik bir yer olarak görmemesi, bu cografyalarin yerli halklariyla ve tarihiyle de iç içe yasayarak ve onlari kayit altina alarak ortaya koydugu eserlerine derinlik vermesidir. Binlerce yil gerilere uzandigimizda Misir'i ve Sina'yi oldukça puslu bir cografya olarak görürüz. Çünkü Hz. Musa kavmini bu topraklardan geçirerek Sina'ya çikartmistir. Büyük Iskender'in na'sini tasiyan konvoy yine Nil kiyilarini takip etmistir. Kutsal Luis Haçli Seferini Iskenderiye'den baslatmis ve Kahire'ye kadar inmeye çalismistir. Memluk Sultani Baybars da buralarda onunla savasmistir. Napolyon bu topraklarda savasarak kendisine yer bulmustur. Iste Dumas'in Misir'dan baslayan, Sina'ya geçen ve sonra yeniden Misir'da son bulan 1830 yilinda develer üzerinde yaptigi bu gezisi de tamamen puslu cografyada görülemeyenleri aralamaya yönelik bir çalismadir. O çevresiyle tam bir etkilesim içinde dünyayi yeniden sekillendirmeye çalisan büyük liderlerin adimlarini takip ederek büyük zorluklar içinde bu geziyi yapmis ve bu ölümsüz eserini ortaya çikarmistir.Çevirirken aldigim zevki, okurken almaniz dilegimle.
No posts about this book yet. Be the first in the app!