
Kendim için beklediğim bir şey yok artık, insanları da sevmiyorum... Anton Çehov / Vanya Dayı

Profesor Serebryakov, emekliye ayrildiktan sonra, guzel karisi Yelena ile beraber tasradaki ciftlik evine geri donmustur. Profesorun eski esinden olan kizi Sonya, onun dayisi Vanya ve eski kaynanasi Maria o gune dek ciftlikte durup dinlenmeden calisip dislerinden tirnaklarindan artirdiklari her kurusu profesore gondermislerdir. Ama artik hasta ve yasli bir adam olan profesorun ciftlige yerlesmesi bosa harcanmis bir hayat demektir onlar icin, hayatlarini uzerine insa ettikleri degerlerin yitip gitmesi, ideallerinin bir bir sonmesi... Insanlar yerine birtakim gri lekelerin, hayaletlerin dolastigi, yalnizca bayagi sozlerin isitildigi, yemekten, icmekten, uyumaktan baska bir seyin bilinmedigi tasra, ruhlarini zaten yavas yavas tuketmistir. Umitsiz asklarin acisi ve profesorun beklenmedik teklifinin saskinligi ile de ipler iyice gerilecektir.
2 posts from the Bookspace community

Kendim için beklediğim bir şey yok artık, insanları da sevmiyorum... Anton Çehov / Vanya Dayı

Hayattan notalar... Kitabı belki de en iyi bu cümle anlatır. Bir köyde hemen her dertten muzdarip ama sebebini çözmek ile de alakası olmayan hayıflanan insanlar. Akıcı bir tiyatro eseri. O kadar hepimizden duygular barındırıyor ki. Tiyatro okumayalı bir hayli zaman olduğunu da düşünürsem güzel bir seçim oldu benim için.