
Aslında hükümdar tahtının esiridir, kölesidir, her istediğini yapamaz. Devlet birçok kişiyle birlikte yönetilir; onlar da arkasından binbir türlü oyun çevirirler.

Otuz üç yıl süren bir saltanat, ardından bir gece yarısı gelen Selanik sürgünü ... Tahttan indirilişinin üzerinden bir asırdan uzun bir zaman geçmiş olan II. Abdülhamidʼin yaşamının en ilginç evresi Livaneliʼnin çağdaş anlatısıyla gün yüzüne çıkıyor. Devrik padişahın, ihtilalci fikirlerin filizlendiği Selanik şehrindeki günleri hem bir vicdan muhasebesi hem de yoğun bir psikolojik gelgit dalgası. Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamidʼin tahtıbı kaybettikten sonra yaşadıklarına odaklanırken, bireyi, toplumu, devleti ve iktidarı sorguluyor. Selanik sürgünü boyunca Sultanʼın ve maiyetinin hususi doktoru olan Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Beyʼin hatıratından hareketle vücut bulan bu tarihi romanda, iktidar kavramına çarpıcı bir bakış açısı sunuluyor.
17 posts from the Bookspace community

Aslında hükümdar tahtının esiridir, kölesidir, her istediğini yapamaz. Devlet birçok kişiyle birlikte yönetilir; onlar da arkasından binbir türlü oyun çevirirler.

Ah şu bizim miskin ve mistik, üzerinde asırların yorgunluğunu taşıyan, dünyadan habersiz keyif düşkünü Şark dünyamız.

Cümle İslam, Hristiyan, Yahudi, Budist, Hindu âlemi son günün geldiğini biliyor, ayinlerle, dualarla veda etmeye hazırlanıyorlarmış. Kutsal kitaplarda bir gün mutlaka geleceği belirtilen kıyamet günü gelip çatmış işte.

YENİ KİTAP Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamid’in tahtını kaybettikten sonra yaşadıklarına odaklanırken, bireyi, toplumu, devleti ve iktidarı sorguluyor. Selanik sürgünü boyunca Sultan’ın ve maiyetinin hususi doktoru olan Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in hatıratından hareketle vücut bulan bu tarihi romanda, iktidar kavramına çarpıcı bir bakış açısı sunuluyor.

"Merak iyidir ama insanın içinde kalırsa hasta eder."

Aslanım Benim de aynı acıyı çekmem senin acını hafifletti değil mi ?

İnsanlık tarihinin tekrardan ibaret olduğunu söyleyenlere hak verdirecek biçimde, Güzel Helen"den iki bin dört yüz yıl sonra başka bir Helen"in güzelliği Truva gibi bir savaşa olmasa bile bir imparator değişimine neden olmuş. Bu da tarihsel döngüler teorisini güçlendirecek bir olay olarak not edilmeliydi.

SON Sultan Hamit Kaplanın sırtından inişinin burada olacağı sezgisiyle içine ürpertiler salan mermer saraya yaklaşırken bir an düşündü. Demekki Şah’da olsan Padişah’da olsan öksüzlük boynundan düşmüyordu. “Sonunda buluşuyoruz Valide sonunda buluşuyoruz” diye fısıldadı.

Annesinin, hastalık bulaşır korkusuyla onu kucağına bile alamadan uzaktan gözleriyle sevmesi ömrü boyunca aklından gitmeyecekti.

Kâfir diyarını gezdim beldeler kâşaneler gördüm Dolaştım İslam mülkünü, bütün viraneler gördüm

Ben katilleri ellerinden tanırım. Onların elleri değişik olur. Baş parmağının boğumu, işaret parmağının boğumundan uzun olan kişiler cinayet işler. Bu yüzden önce ellere bakarım ben.

Kanuni Sultan Süleyman'ın papalığa başkaldıran Martin Luther'e gizli para yardımı yaptığı saray kayıtlarında vardı. Kiliseleri bölmek ve Hristiyanlığın tam kalbine isyan ateşi yerleştirmek için cennetmekan dedesi de aynı taktiği kullanmıştı işte.

Bu ülkede ne çok nefret birikmiş, diye düşünüyordu, herkes birbirinden nefret ediyor, birbirinin kuyusunu kazmaya çalışıyor.

Bizim memlekette şeriatı aşmak kolay değildir. Şeyhülislamlar, hocalar, müderrisler, tarikatlar, şeyhler öylesine güçlüdür ki padişah nefes alıp da istediği şeyleri yapamaz.

Bu adam feci bir korku içinde. Korkudan delirmek üzere. Bütün büyük caniler böyledir zaten.

Abdulhamit ilk avrupa Gezisi izlenimleri; "Kimse kimseye karışmıyor." Bu osmanlı için hayal edilemeyecek bir durumdu. KAPLAN'ın sırtında Sayfa; 155

O efsunlu Boğaziçi gecesinde kendisini büyüleyen periyi nasıl bulacağını bilmiyordu,bilemiyordu. Efsun deyince de aklına o güzelim şiir geldi: Ne efsunkâr imişsin ah ey hürriyetin yüzü Aşkının esiri olduk gerçi kurtulduk esaretten