Mutluluk
Subjects

Mutluluk

by Zulfu Livaneli

Publisher
Inkilap Kitabevi
Pages
326
Language
Türkçe
Published
2021

Overview

Mutluluk, Zülfü Livaneli'nin gelenek, şiddet, vicdan ve özgürleşme temalarını bir yol hikayesi içinde işlediği romanlarından biridir. Meryem, Cemal ve profesör İrfan'ın kesişen hayatları, Türkiye'nin farklı yüzlerini aynı anlatıda buluşturur.

Livaneli, Mutluluk'ta töre baskısını, erkeklik krizini ve modern hayatın boşluğunu melodrama yaslanmadan sorgular. Romanın gücü, karakterlerin birbirini dönüştüren kırılgan temaslarında ortaya çıkar. Meryem'in sessizlikten kendi varlığına doğru ilerleyişi, kitabın duygusal merkezini taşır. Bu değişim, romanın umut duygusunu kolaycı olmadan büyütür. Toplumsal meseleleri insan hikayesiyle birlikte okumak isteyenler için Mutluluk, akıcı ve etkili bir Zülfü Livaneli romanıdır.

Posts about this book

18 posts from the Bookspace community

Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

Bırak hayat bir nehir gibi aksın; olumlu düşün ki herşey olumlu olsun; dünyadaki kötülüklerin kaynağı olumsuz düşünmektir.

8
Musa Örs@musaenor· 9mo🇹🇷

Tarih boyunca büyük yahudi düşünürler dünyayı tek kelime ile nasıl açıklamışlardı acaba? Musa “Her şey Tanrıdır” demişti. İsa “Her şey sevgidir” Marx “Her şey paradır” Freud “Her şey sekstir” Eınsteın “ Her şey görecedir” deyivermişti.

4
Ulku Evren@altin6· 5mo🇹🇷

👍

4
baysakalli1905@baysakalli1905· 7mo🇹🇷

gerçektende günümüzde olan bir yaşam öyküsünü gözlerimizin önüne getiricek şekilde olan muhteşem bir türden... TAVSİYE EDERİM

3
Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

Cezası kendi kaderine yine kendisinin karar vermesiydi.

3
Kaan Cullen@cullens· 7mo🇹🇷

Bir kartal gözünün ulaşabileceği her yeri görüyor, en ufak bir kıpırtıyı bile fark edebiliyor ve kuşkulandıkları her şeyi yok edebilecek olmanın tanrısal zevkini tadıyorlardı.

3
Kaan Cullen@cullens· 7mo🇹🇷

Koğuşun dışına çıkar çıkmaz soğuk hava jilet gibi kesmeye başladı her tarafını.

3
Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

İnsan kendi adını on kez üst üste söylediğinde bile yabancılaşıyordu da, doğumundan ölümüne kadar taşıdığı, "ben" bilincine, ya da "kendi" damgasına niye yabancılaşmıyordu.

3
Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

Hayat bilinmez olmalıydı; nasıl yaşayacağını, ne zaman kaza geçireceğini, hangi hastalıklara yakalanacağını, nasıl öleceğini, bilen bir insan, Endymion'un kaderini paylaşıyor demekti ve dünyadaki hiçbir ölümlü bu yükü taşıyamazdı.

3
Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

Acaba varabilmiş miydi İskenderiye'ye? Yoksa yol üstünde bir yerlere takılıp kalmış ve kendine değişik bir hayat mı kurmuştu?

2
Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

Kendi egemenlik alanını belirlemek için ağaçların altına sidik fışkırtıp sonra kendini bu sidiğin sınırları içinde güvenli hisseden köpeklere benziyordu insanlar da; aşina kokular ve aşina eşya arasındaki bir mutluluk formülü.

2
Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

Bütün sorun "kendi" kavramındaydı zaten.Ne demekti kendi, kendisi, ben?

2
Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

Birkaç aydır kendi hayatını dışarıdan seyrediyor gibiydi.

2
erdem sergi@bedenci· 8mo🇹🇷

Acaba ölüler de düş görür mü ?

2
Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

Bazen böyle küçük sanılan şeyler, ölmekten ve öldürmekten de daha önemli hale gelebiliyordu işte. Çünkü ölmediğin sürece yaşam devam edip gidiyordu. Ne yediğin, ne giydiğin, her yerde olduğu gibi dağ başında da önemliydi.

1
Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

Metanoya, kendisinin ötesine geçmek, kendini aşmak, kendi olmaktan çıkmak gibi bir anlam içeriyordu.

1
Serkan Tüni @serkantuni· 8mo🇹🇷

İnsan insanın zehrini alır.

1
Kaan Cullen@cullens· 8mo🇹🇷

Karlı tepenin eteklerinde dikilip tutacağı nöbette, bir Kalaşnikof mermisinin kafasını uçurması da güçlü bir olasılıktı aslında.

0

Ready to Meet Someone Who Reads Like You?