Cevdet Bey ve Ogullari
LiteratureFictionGenre Fiction

Cevdet Bey ve Ogullari

by Orhan Pamuk

Publisher
Yapı Kredi Yayınları
Pages
649
Language
Türkçe
Published
2013

Overview

"Orhan Pamuk'a ilk ununu getiren bu buyuk roman Istanbullu bir ailenin yetmis yillik seruvenini hikiye ediyor. Yazarin "Ulke, Aile, Roman" uzerine sonsozuyle...Nisantasli bir ailenin 20. yuzyilin basindan itibaren uc kusak boyunca seruvenlerini anlatan bu kitap ev iclerinin renklerini, zamanin akisini, gunluk siradan konusmalari akilda yer eden kahramanlar araciligiyla saptarken, okura geleneksel romandan alinacak hazlari butunuyle veriyor. Abdulhamit doneminin son yillarinda, Istanbul'un ilk Musluman tuccarlarindan kucuk dukkin sahibi Cevdet Bey'in tutkusu, hem islerini buyutmek, zenginlestirmektir hem de "Batili anlamda" cagdas, modern bir aile kurmak. Koku tasraya uzanan geleneksel ailesini bir yana birakarak bu isteklerini gerceklestirmeye girisen Cevdet Bey'in ve ogullarinin hikiyesi, bir anlamda modernlesme ugrasi icindeki Turkiye Cumhuriyeti'nin ozel hayatinin da hikiyesidir. Ev iclerinin, yeni apartman hayatinin, Batililasan buyuk ailelerin, Beyoglu'na cikip alisveris etmelerin" --

Posts about this book

9 posts from the Bookspace community

Sezen Aylak@sezenaylak05· 5mo🇹🇷

İki kişilik kahvaltı sofrası kurulmuştu. Çay demlenmiş, gürüldeyerek yanan sobanın üzerine konmuştu. İçeriden fazla kızaran ekmeklerin yanıklarını kazıyan bir bıçağın sesi geliyordu. Birden bunların, yalnızca böyle küçük şeylerin kendisine mutluluk verdiğini, hayatta değer verdiği şeyin bu sıcak oda ve iki kişilik sofra olduğunu düşündü.

6
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5mo🇹🇷

Türkiye'de, burada böyle düşünmek insanı toplumun dışına iter. Bunu benim kadar bilirsiniz. Burada düşünen yalnız kalır... Burada duygulanmadan düşünmek sapıklıktır... Hem her şeyi aklımızla nasıl kavrarız? Yaradılıştan bize yalnız akıl verilmemiş. Duygularımız da var.

6
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5mo🇹🇷

Benim için mutluluk bir yandan kalabalık bir ailenin gürültüsünü işitip güvenini ve şefkatini hissederken, insanın aynı zamanda yalnız kalıp kağıtla kalemle, boyayla fırçayla kendine yeni bir dünya yaratmak için sabırsızlık, hatta öfke duyması demektir.

4
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5mo🇹🇷

Türkiye'de resim yapmak, insanın bağıra bağıra konuşması gereken bir ülkede dilsizliği seçmek gibi bir şey.

4
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5mo🇹🇷

İşte bizde bu yok. Bizde öyle özgür, aklını kullanan, girişken insan yok! Bizde herkes köle, herkes boyun eğmek, toplumun içinde erimek, korkmak için yetiştiriliyor. Eğitim dedikleri şey hocanın dayağı, anneyle teyzenin tehditleri. Din, korku, karanlık düşünceler, ezberlenmiş şeyler... Sonunda boyun eğmekten başka bir şey öğrenmiyorlar. Kimse kendi çabasıyla, topluma karşı çıkarak yükselmiyor. Herkes boyun eğerek, birisinin himayesine girerek, kulluk ederek yükseliyor. Kimse kendi hesabına düşünmüyor. Düşünürse, korkuyor... Herkes olsa olsa kendi hesabına kulluk ediyor.

4
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5mo🇹🇷

İnkılap halkın hayrına olanları, halka rağmen, fakat halk için, halka getirmek işidir.

3
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5mo🇹🇷

Şu günlük hayat dediğin şey niye yüzeysel ve basit olsun? Küçük mutluluklar diye küçümsediğin şeylerden niye insan kendini sakınsın? Günlük hayatın da kendine göre gösterişsiz bir şiiri var.

3
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5mo🇹🇷

Eğer denge denen şey hayatın akışına kendini bırakmaksa... Eğer kolay mutlu olmaksa denge, biraz dengesizleştim galiba...

2
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5mo🇹🇷

Bizde büyük değişmeler fazla göz almaz, çünkü hep küçük ve sonsuz uzlaşmaların sonucudur...

1

Ready to Meet Someone Who Reads Like You?