
Ama unutmayalım ki, kimlik sorunlarının doğru cevabı yoktur hiç. Hayallerimiz, masallarımız, topraklarımız ve evlerimiz gibi, kimliklerimiz de yavaş yavaş değişir hep. Kendimizi nasıl tarif edelim? Bilmiyorum. Ama en korkunç şeyin bir kimliğe zorlanmak olduğunu hepimiz biliriz. İkinci kötülük ise başkalarının bizim için seçtiği, uydurduğu kimliği saflık ve inançla benimsemek olmalı. Yazı, roman, bu anlamda kendi hikayemizi söylemek, kendi kimliğimizi oluşturmak için en etkin yollardan biri. Başkalarının söylemlerini değil, kendi hikayemizi söyledikçe özgürleşiriz.






