Ben artık kim olduğumu pek bilmiyorum, hayatta nerede olduğumu bilmiyorum, yaşımı bilmiyorum.

Anormal bir cocugun pek de eglenceli bir hayati yoktur.Her sey en basindan kotu baslar.Gozlerini ilk actiginda, besiginin uzerine egilmis, onabakan iki mahvolmus yuz gorur. Baba ve Anne. Sunudusunmektedirler: 'Bunu biz mi yaptik?'Pek de gururlu degildirler.Bazen sorumlulugu birbirlerine atarak agiz dalasinagirerler. Soyagaclarinda bir yerlerde saklanmis alkolik birbuyuk buyukbaba ya da yasli bir amca arar bulurlar.Bazen de ayrilirlar.Asla Kimseyi oldurmedi Benim Babamla (YKY,2009) sira disi bir baba figurunun golgesinde gecencocuklugunu anlatan Jean-Louis Fournier, bu kez "siradisi cocuklar"a sahip bir baba olmanin deneyiminipaylasiyor.Fournier'ye 2008 Prix Femina odulunu kazandiranNereye Gidiyoruz Baba? hayati oldugu gibi kabuletmenin bunaltici sinirlarinda gezinenironik bir anlati.Sayfa Sayisi: 104Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Yapi Kredi Yayinlari
5 posts from the Bookspace community
Ben artık kim olduğumu pek bilmiyorum, hayatta nerede olduğumu bilmiyorum, yaşımı bilmiyorum.
Kocaman bir oyunun içine demirlenmişim gibi geliyor, ciddi değilim, hiçbir şeyi ciddiye almıyorum. Aptalca şeyler yapmaya ve yazmaya devam ediyorum. Yolum çıkmaz sokakta bitiyor, hayatım çıkmaz sokakta son buluyor.

Engelli bir çocuğun ölümünün insanı daha az üzdüğünü düşünmemek gerek. Böyle bir çocuğun ölümü, normal bir çocuğun ölümü kadar üzücüdür. Hiç mutlu olmamış, dünyaya sadece acı çekmek için ufak bir gezinti yapmaya gelmiş olan birinin ölümü korkunç bir şeydir. Bir gülümseyişinin anısını saklamak bile çok zor.
...ressam Edouard Pignon'un bir anekdotunu hatırlıyorum. Zeytin ağaçlarının gövdelerini resmederken bir çocuk geçiyormuş; tablosuna baktıktan sonra, ona:"Bu yaptığın hiçbir şeye benzemiyor" demiş. Pohpohlanan Pignon:"Bana iltifatların en güzelini ettin, başka hiçbir şeye benzemeyen bir şey yapmaktan daha zor bir şey yoktur."

haydi o zaman kitap