
"Böylece, açık davranmamız halinde tüm hayat görüşleriyle bizi lanetleyecek olan insanların bizi sayması ve onurlandırması durumunda da aşağılamış oluyoruz."

Lou Andreas-Salomé modern anlamda "feminist" olarak tarif edilemese de, bagimsiz ve ozgurlukcu yasamiyla kusaklar boyu feministler icin bir rol model oldu. Nietzsche, Rilke ve Freud gibi onemli sahsiyetlerle kurdugu dostluklarla ve onlar uzerindeki etkisiyle gundeme geldi. Avrupa universitelerinde ogrenim goren ilk kadinlardan biri olarak, erkeklerle iliskileri caginin kadinlarina gore farkli bir seyir izlemisti. Fenicka, Andreas-Salomé'nin Alman oyun yazari Franz Wedekind'le yasadigi, daha sonra Alban Berg'in Lulu adli operasinin librettosuna da konu olan bir deneyime dayanir. Geleneksel cinsiyetler arasi iliskileri pek umursamayan, Isvicre'de doktorasini yapmis Moskovali bir kadinin bir erkek psikologun gozunden anlatilan hikiyesidir. Anlatici yapitin akisi icinde Fenicka'yla dostlugunu ilerletirken, kadinlari her daim belli sablonlar icinde; ya erkek avcilari ya da salt zihinsel kapasiteleriyle one cikan cinsiyetsiz varliklar olarak degerlendirmekten vazgecip, insan olarak gormeyi ogrenir. (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 80Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Is Bankasi Kultur Yayinlari
3 posts from the Bookspace community

"Böylece, açık davranmamız halinde tüm hayat görüşleriyle bizi lanetleyecek olan insanların bizi sayması ve onurlandırması durumunda da aşağılamış oluyoruz."

"Bakış açımızı genişleten, hayatı önümüze seren ve bizi bağımsızlaştıran kitaplar niye bir cephe hizmeti olsun ki?"

Gökyüzünün sonsuzluğuna yükselmek istiyorum.. Denizin derinliklerine gömülüyorum.. Sana bütün dünya nimetlerini vermek istiyorum! Yeter ki Sev Beni! sev beni