
Aşk değil midir, nihai ismimizi koyup bizi kendimize hamile bırakan, kendi kendimizi doğurmamızı sağlayan ve ortaya çıkan bebeği önce mucize sonra hilkati garip veya tam tersi kılan?

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 93 p. "Insan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yasiyor, saga sola suursuzca kosturup neseyle kisniyor. Sonra büyüyor, büyüdükçe salaklasiyor, salaklastikça unutuyor o mesut diyari, bir nevi ölüyor. Çocuklukla yaslilik arasindaki dönem araf misali kitabesi agir mesailerle, küçük hesaplarla, kesif mutsuzluklarla yazilan bir mezar tasinin gölgesinde azap gibi boktan hayatlar. Yetiskinler zombilere benziyor..." Dükkânlar, kapali kapilar ve örtük perdelerin ardindaki mezar evlerine varmadan önce alisveris yapma derdindeki kasabalilar. S harfine bir tuhaf ilgi duyanlar, ürperenler, ürperdikçe suya girenler. Agizlarinda okkali sigaralarla hayati süzerken ekmek, memleket ve mesk hayalleri kuran taksiciler. Bir gözünü pembeye verenler, Rambo'nun bazukasindan isteyenler, ille de kenari tirtikli, kiçi hazneli biçagindan isteyenler. Murat Uyurkulak'tan memleket kadar netameli, memleket kadar güzel, memleket kadar sahici öyküler: Bazuka.
1 posts from the Bookspace community

Aşk değil midir, nihai ismimizi koyup bizi kendimize hamile bırakan, kendi kendimizi doğurmamızı sağlayan ve ortaya çıkan bebeği önce mucize sonra hilkati garip veya tam tersi kılan?