
En acı ve kırıcı olan şey, bu hayatın acılara karşılık olarak mükâfatla sona ermemesi…

by Anton Çehov
Doktor Ragin’in yönettiği akıl hastanesindeki Altıncı Koğuş kilit altındaki hastaların tutulduğu özel bir bölümdür. Kurumda göreve başladığında, düzensizlik, hüküm süren pislik, hijyen eksikliği ve çürümüşlükle savaşmayı deneyen Doktor Ragin, bir süre sonra yılgınlığa kapılıp hastaları kaderlerine bırakmayı tercih eder. Günün birinde, bu koğuşun sakinlerinden eğitimli bir hasta olan Gromov’la tesadüf eseri tanışmasıyla beraber kurdukları dostluk, saatlere yayılan sohbetleri, başta genç Doktor Hobotov olmak üzere hastanede görevli birçok kişiyi rahatsız eder. Doktor Ragin anlamlandıramadığı bir dizi olayın odağındadır artık.
15 posts from the Bookspace community

En acı ve kırıcı olan şey, bu hayatın acılara karşılık olarak mükâfatla sona ermemesi…

SON Doktoru ertesi gün defnettiler, cenazeye sadece postacı ve daryuşka gelmişti…

YENİ KİTAP Nikita, bu dünyada düzeni her şeyden çok seven ve bundan ötürü de dayak atma gerekliliğine inanan saf, iyi niyetli, işine bağlı, kıt görüşlü insanlardandır.

Ona göre insanlık namuslular ve namussuzlar olmak üzere ikiye ayrılıyordu; ikisinin arası yoktu.

Ona göre insanlık namuslular ve namussuzlar olmak üzere ikiye ayrılıyordu; ikisinin arası yoktu.

bitirdikten sonra biraz duvara baktıran kitaplardan.. kısa ama etkisi uzundu…

Diyojen bir ficinin icinde yasadi yine de yeryuzunde ki tum krallardan daha mutluydu.

seni iki kere okudum ve 2026 yilinda yine okumak istiyolum

"Sıradan insan iyiyi ya da kötüyü dışarıdan, yani bir atlı arabadan ya da bir çalışma odasından bekler. Düşünen insan ise kendinde bulur."

İnsanlar binlerce yıldır milyonlarca kitap yazmışlar ama hâlâ kötülüklerin nedenini bulamamışlar, sadece acı çekmeyi öğrenmişler.

Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?

“Yalnız kalmadan hakiki mutluluğu bulmak mümkün değildi.” demiş Cehov ya da mümkün müdür?

"Belki de insanın sahip olduğu tek şey, sahip olmadığı şeylerdir." (Altıncı Koğuş)

Gündüzleri odanın içinde pencereden pencereye dolaşıp durur ya da Türk usulü bağdaş kurarak yatağında oturup şakrakkuşu gibi ara vermeksizin ıslık çalar, sessizce şarkı söyler, kendi kendine kıkırdar.

Kitabı okuyunca aklıma şunlar geldi: .Empatiden yoksun insanlar . Neyinize yetmiyor bu para , şükret diyenler İşte böylelerinin hitap ettiği kesimi anlaması için hitap ettiği insanların durumuna düşmesi lazım.