
Okuyan var mı? yorumlarınızı alabilir miyim?

Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 263 p. 18. yüzyil Fransa. Kitabin kahramani Jean-Baptiste Grenouille, tüm insancil duyumlardan ve duygulardan yoksun, yalniz kokulara karsi görülmedik ölçüde duyarli, istedigi kokulari üretebilmek için cinayet islemekten bile çekinmeyen bir katildir. Herkesin, her seyin kokusunu almak, diledigi tüm kokulari üretmek konusunda gerçek bir dâhi olan bu genç adam, kendi kokusunun olmadigini, bulundugu yerlerde insanlarin kendisinden çikan kokuyu alamadiklarini anladigi gün dünyasini yitirmistir. Tek çikar yol, baskalarina sanki insanmis izlenimi verecek kokular sürünmektir. Toplum içinde bir birey olarak var olamamis, ama kendi benligi disinda her istedigini yaratabilmis bir dâhiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olaganüstü bir akicilikla erisilen son bölümü, benzeri herhalde ancak Kafka'nin eserinde görülebilecek bir insanlik tragedyasinin anlatisidir.
18 posts from the Bookspace community

Okuyan var mı? yorumlarınızı alabilir miyim?
"İnsanın felaketi, sessizce odasında, ait olduğu yer olan odasında oturmak istememesinden gelir," der Pascal.

Kendisini Paris'te on sekiz yıldır, havanın fırtına öncesi ağırlığıyla bunaltan şeyin aslında bu koyu insan kokusu olduğunu ancak şimdi, kokudan kurtulmaya başladığında anlamıştı Grenouille. Bugüne kadar hep, büzülüp uzaklaşması gereken şeyin genel olarak dünya olduğunu sanmıştı. Oysa dünya değildi, insanlardı. Öyle görünüyordu ki dünyada, insanları boşalmış bir dünyada pekâlâ yaşanabilirdi.

Bir süre oturduğu yerde öylece, bir duacı dinginliği içinde kalıp buhura doymuş havayı derin soluklarla içine çekti. Sonra yine keyifli bir gülümseme geçti yüzünden: Ne kadar da berbat kokuyordu bu Tanrı! Ne gülünç, ne kötü yapılmıştı Tanrı'nın yaydığı bu koku! Gerçek günnük kokusu bile değildi o buhurluklardan tütüp ortalığı dumana boğan şey. Kötü bir yerinelik kullanmışlardı, ıhlamur ağacı, tarçın tozu, güherçile karışımı bir sahtecilikti. Tanrı pis kokuyordu. Tanrı pis kokan, ufak bir zavallıydı. Aldatmışlardı bu Tanrı'yı ya da kendisi düzenbazın tekiydi, tıpkı Grenouille gibi - yalnız kat kat daha beceriksiz bir düzenbaz!

Bugüne kadar hep, büzülüp uzaklaşması gereken şeyin genel olarak dünya olduğunu sanmıştı. Oysa dünya değildi, insanlardı. Öyle görünüyordu ki dünyada, insanları boşalmış bir dünyada pekâlâ yaşanabilir.

Psikopat bir adamın, enteresan koleksiyonu. Filme de uyarlanan bu eser insanı ürperttiği gibi bir hayli etkiliyor. 8/10

Sanki yaşamaktan, ömrünün son saatlerini bile uyanık olarak yaşayıp görmeyi istemeyecek kadar çok yorulmuş gibi bir hali vardı.

"Hep paradır mesele. Bu kapı ne zaman vurulsa, para için vurulur.”

Her nesnenin kokusunu alan adamın kendi kokusu yoktur.

Yaşamaya sırf inat, sırf kötülük olsun diye karar vermişti.

Her sanatta ve her zanaatta yetenek hiçbir şey ifade etmez, ama deneyim, alçakgönüllülükle, çalışkanlıkla elde edilmiş deneyim her şeydir.

Bugüne kadar hep, büzülüp uzaklaşması gereken şeyin genel olarak dünya olduğunu sanmıştı. Oysa dünya değildi, insanlardı. Öyle görünüyordu ki dünyada, insanları boşalmış bir dünyada pekâlâ yaşanabilirdi.

Ultra posse nemo obligatur.

... kendi ruhu mühürlenmiş olduğu için ondan bir ruh kıpırtısı da beklemiyordu.

Küçücük evinde oturup ölümü beklemeye başladı. Ama ölüm gelmedi.

ufukta bir umudun kokusunu almıştı.
"Oysa insanın aklını kullanabilmesi için en başta iç güvenine, huzura ihtiyacı vardı."

Dünyadaki her şeyi kokusuyla tanırdı. Bir gülün kokusunu binlerce bileşene ayırabilir, bir insana dokunmadan onun içindeki korkuyu, sevgiyi, hatta günahı kokusundan anlayabilirdi.