
Fakir Baykurt, oykulerinde koy yasaminin sertligi, yoksulluk, cahillik, taassup, batil inanc, somuru gibi sorunlari ele alarak koylunun maddi ve manevi dunyasini toplumsalci ve gercekci bir bakistan isliyor. Gozlemlerden, canli tanikliklardan yola cikan yazar, gunluk konusma dilini oykuye tasiyarak zaman zaman mizahi bir dil kullaniyor; burokrasinin carklari arasinda sikisan ama icinde de bir umudu barindiran "siradan insani", yasadigi yerin atmosferiyle birlikte carpici bir bicimde betimliyor. Ilk basimi 1978'de yapilan Kalekale'yi yeniden okurla bulusturuyoruz: Kamyon daldi duvardan iceri. Yariya inmis samanliktan gecti, danaliktan cikti. Avlunun t dibine, oturduklari odanin onune gelip durdu. Gectigi yerlerde duvar, direk birakmadi dikili. Civileri bile soktu. Katti karistirdi ortaligi. Ne farlari kaldi, ne camlari. Ne boyasi, ne boncugu, dikiz aynasi, kilometresi, yakit gostergesi filn yamuldu, yilikti adamakilli. Bereket motor kendiliginden durdu. Kalekale'nin durdurmasi olanaksiz
No posts about this book yet. Be the first in the app!