
"Ben bu muyum? Değilim. İçimde bir sürü “ben”ler kaynaşıyor. Kendimi hangisine bağlayacağımı şaşırıyorum…”

by Peyami Safa
Yalnızız, Peyami Safa'nın insanın iç bölünmesini, ahlaki arayışını ve modern hayatın ruhsal baskılarını ele aldığı önemli romanlarından biridir. Samim, Meral ve çevrelerindeki karakterler üzerinden kurulan hikaye, yalnızlığı yalnızca bireysel bir duygu değil, çağın hastalığı gibi gösterir.
Peyami Safa, Yalnızız'da psikolojik çözümlemeyi fikir romanı geleneğiyle birleştirir. Simeranya düşüncesi, romanda daha iyi bir hayat ihtimalini ve mevcut dünyanın çelişkilerine duyulan itirazı temsil eder. Aşk, aile, inanç, özgürlük ve sorumluluk temaları karakterlerin kararlarında somutlaşır. Roman, insanın kendisiyle hesaplaşmasını izlemek isteyen okurlar için yoğun bir okuma deneyimi sunar.
20 posts from the Bookspace community

"Ben bu muyum? Değilim. İçimde bir sürü “ben”ler kaynaşıyor. Kendimi hangisine bağlayacağımı şaşırıyorum…”

“Âşıklara haber vermek isterim: kalbin tüm meseleleri yalnız kalpte halledilir, çünkü bir hissin hakkından ancak başka bir his gelir.”

Benim için konuşmasına lüzum yok. Derin tesirler dilsizdir.

-Niçin evlenmiyorsun? +Ben kendimi kaybedersem evlenirim. -Ne demek o? +Başım dönecek kadar seversem.

Her hastalık evvela ruhta başlayıp sonra vücuda sirayet etmiş bir isyandır.

“Sevmek, bazen uzak durmayı gerektirir.”

Kendi kendimizden kaçmak için yaptığımız yolculuklar, yine kendimize varmakla biter.( İnsan-i Kamil mertebesine ulaştım artık)

Kaderinin şoförü sensin. Emin ol. Onu dram istikametinde sürme. Biraz gül, yahu! Değmez vallahi bu dünya.

İçinde onu sevdiği günlerin heyecanı var.

En şiddetli arzular bana en biçimsiz anlarda ve en olmadık yerlerde gelir.

“Ruh, görünmez acıların en sessiz taşıyıcısıdır.”
"İnsanın bütün felaketleri tabiata karşı gelmesindendir."

yıne salon tenha ve karanlık. yine gözleri yaylı kapının buzlu camlarında uzayıp kısalan gölgelere dikili. yine onların arasında sağa sola kayan donuk pırıltılar. yine ikide bir sallanan kanat, hafif bir gıcırtı ve beklenenin yerini alan yabancılar. yine arzuyu fırçalayan ve gururu buruşturan bir sabırsızlık. camda uzayan ve genişleyen gölgenin, tam ona benzemek üzere iken, anlaşılmaz hangi bulanık çizgi ve kımıldanış farkiyle ondan ayrılmasının verdiği hayal kırıklığı. birbirinin üstünden kayıp giden sıkıntı anlarının bazan tükenmezlik ihtimalini düşündüren sonsuzluk vehmi ve dehşeti...

En çok düşündüğümüz kelimeyi en az kullanmaya bizi mecbur eden gururumuzu aldatmak için, sevmek fiiline sözden başka ifade şekilleri ararız."

herkes hafızasından şikayet eder, muhakemesinden şikayet eden yoktur.

Simeranya.. Samim’in zihninde kurduğu, gerçeğin ulaşacağı en üst düzey mükemmel toplum ve insan modelidir. İnsanların iyilik, dürüstlük, erdem ve içsel arınma ile yaşadığı; maddi çıkarların, yalanların olmadığı ideal bir ülke/evren gibidir. Peyami Safa’nın Yalnızız romanı, iç dünyasında büyük çatışmalar yaşayan Samim’in, toplumun ahlaki çöküşüne karşı verdiği düşünsel mücadeleyi anlatır. Samim, kardeşi Besim ve kuzeni Selma ile birlikte modern yaşamın sahte yüzünü sorgularken, insanın en büyük sorununun kendi kendisine yabancılaşması olduğunu vurgular. Kitaptan En Can Alıcı Alıntı: “İnsan yalnız doğar, yalnız yaşar, yalnız ölür. Yalnızlık bizim en eski, en sadık kaderimizdir.”

Hadi gelin konuşalım içimizi açalım. Ne kadar yalnızız?

“Çünkü susmak cevapların en fenasıdır."

Yalancılığa da doğruculuğa da tahammül edemeyen bir dünyadayız.

Yalnızız, insan ruhunun derinliklerinde gizlenen o tarifsiz içsel yalnızlığı merkeze alan bir romandır. Samim, hem modern düşüncelerin savunucusu hem de kendi iç huzursuzluğunun esiri olan bir aydın olarak karşımıza çıkar. Gizli defterine döktüğü düşünceler, aslında insanın kendi iç sesiyle yaptığı bitmek bilmeyen hesaplaşmanın bir sembolüdür. Aşk, vicdan, ahlak ve Doğu ile Batı arasındaki çatışma; romanın dokusuna işlenmiş temel temalardır. Her bir karakter, farklı değerlerin ve içsel gerilimlerin bir yansıması gibidir. Ve roman bize hatırlatır ki, kalabalıkların ortasında bile insan, en keskin yalnızlığı kendi içinde taşır.