
by Molière
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 168 p. Moliere klasik bir egitim gördügü için Fransiz edebiyatinin kili kirk yaran kuralciligini, sözcükleri yerli yerinde kullanma özelligini yakindan biliyordu. Ama ayni zamanda deneyimli bir sahne adami oldugu için oyunlarin okunmak için degil, sahnede oynanmak için yazildigina da inaniyordu. Bu nedenle geleneksel bes perdelik oyun türünü birakip üç ya da tek perdelik oyunlar yazmaktan çekinmedi. O yillarda moda olan trajedi türüne ve o oyunlardaki uzun tumturakli konusmalara karsi komedi türünü ve günlük yasamdaki gibi konusulan dili yegledi ve hazir cevapliga yer veren bir anlatim gelistirdi. Moliere oyun yazarliginda hem kendi yasantilarindan, hem de okudugu ve seyrettigi oyunlardan yararlaniyordu. Ilk yapitlarinda o dönemin tutulan güldürü türü olan commedia dell'arte'yi temel alarak bununla okuldan tanidigi Plautus ve Terentius'un özelliklerini birlestirdi. Böylece yepyeni yazili bir komedi türü yaratti. Baslangiçta baslica amacinin eglendirmek olduguna inandigi komedinin, daha sonralari genellikle insanlarin gülünç ve eksik yanlarini sergilemekle görevli oldugu görüsünü benimsedi. Bu nedenle, geleneksel kaliplardan yola çikmasina karsin, çagdas yasamla ilgilenmekte gecikmedi. Oyunlarinda toplumsal iliskileri; din, egitim, edebiyat ve aile kurumlarini degisik yönleriyle ele aldi. Burjuvalari, köylüleri, soylulari, yazar ve elestirmenleri, usak ve hizmetçileri, oyunculari her zaman kendilerine özgü çevreleri içinde, hep kendilerine özgü dille canlandirdi. Böyle somut ve günlük bir gerçeklikten yola çiktigi için de evrensel oyun kisileri yaratmayi basardi.
No posts about this book yet. Be the first in the app!