Beyinde Ararken Bagirsakta Buldum Mikrobiyota
ScienceMathPolitics

Beyinde Ararken Bagirsakta Buldum Mikrobiyota

by Serkan Karaismailoğlu

Publisher
Elma Yayinevi
Pages
288
Language
Türkçe
Published
2017-07

Overview

Hayatınızla ilgili verdiğiniz kararların bazıları ya size ait değilse. Mesela şu an ellerinizin arasında tutmakta olduğunuz bu kitabı alıp almamakla ilgili kararınız tümüyle size ve beyninize mi ait? Eğer böyle düşünüyorsanız "mikrobiyota" ile henüz tanışmadınız demektir. Şu an, SIZ, yani yaklaşık 30 trilyon hücreden oluşan canlı, elinizde kitabın arka kapağını okurken, sadece bağırsaklarınızda yaklaşık 40 trilyon mikroorganizmanın yaşadığını biliyor musunuz? Tani sizi SIZ yapan hücrelerin sayısından daha fazla sayıda mikroorganizma içinizde yaşıyor. Üstelik bu mikroorganizmalarsayıca fazla olduğu gibi beyninizi, karakterinizi ve kararlarınızı doğrudan etkileyen kimyasallar üretebilmektedir. Kilo alma probleminden tutun davranışlarınıza kadar, hatta sıkı durun kimi kendinize eş olarak seçeceğinize bile bu mikroorganizmaların karıştığını söylesem herhalde çıldırmış olduğumu düşünürsünüz. Ama akademik olarak beyin çalışan ve sinirbilim doktorası yapmış bir kişiye bağırsaklarla ilgili bir kitap yazdıracak kadar çılgın bir konu mikrobiyota. Bu kitabı okuduktan sonra bağırsaklarınıza ve içindeki canlılara bakışınız çok ama çok değişecek.

Posts about this book

11 posts from the Bookspace community

SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

SON Yerçekiminin olduğu bir dünyada düşmek en doğal eylemdir. Seni diğerlerinden ayıran, her defasında ne kadar erken ayağa kalktığındır.

9
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Bir fikre eylem eşlik etmiyorsa, o fikir ancak beyinde işgal ettiği hücre kadar büyüyebilir.

9
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Özetle, bağırsak­larınızı yedi krallığın hüküm sürdüğü Westerns toprakları gibi düşünebilirsiniz. Burada çok fazla canlı türü bulunmakla bera­ber, herkesin tek bir derdi vardır. O da Demir Taht'a oturmak.

8
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Mutluluğun, pratikte dopamin olduğunu öğrendik. O za­man bir düşünün bakalım sizde en çok dopamin salgılatan şey nedir? Eminim bu soruya yönelik, oldukça alternatif cevapla­rı olan okuyucularımız olacaktır. Ama şüphe yok ki herkesin nükleus akkumbensine hitap eden ödüllerden biri de güzel bir yemektir. Hatırlayın, stres dolu ve oldukça yoğun çalıştığınız o dönemleri. Geçmeniz gereken o gıcık sınavı, bitirmeniz gerek­tiği halde bir türlü bitmeyen o projeyi, yetiştirmeniz gereken her türlü işi... Ne zaman yoğun geçen bir aktivasyon sonrası kendinizi basit bir ödülle şımartmak isteseniz, yapacağınız şey kendinize şöyle güzel bir ziyafet çekmek olacaktır. Zira şüphe yok ki her bir molekülüne kadar o yemeği hak etmişsinizdir. Bazılarımız bu meseleye o kadar düşkündürler ki sadece ye­meği yemek kısmını değil, pişirme seansını da garip bir ritüele dönüştürebilirler.

7
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Yaşam ve ölüm, kelimelerle tanımlayacağınızdan öte, çok uzun zamandır birbirlerine âşıktır. Yaşam, ölüme sayısız hediyeler gönderir... Ve ölüm onları sonsuza dek saklar.

7
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

YENİ KİTAP Beni ben yapan ve bu kitabın yazılmasında emeği geçen tüm mikroplarıma...

7
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

"Bilim insanlarını şok eden gelişme. Meğerse bağırsaklarımız ikinci beynimizmiş" gibi açıklamalar giderek daha sık duyacağımız ifadeler olacak gibi duruyor. Aslında açık konuşmak gerekir­se, bağırsaklar şu an için kesinlikle altın çağını yaşıyorlar. Yani, eğer organlarla ilgili bir ödül töreni olsaydı, bu yıl kırmızı halı­ da ikinci beyin olarak anılan bağırsakların, beynin bizzat ken­disinden daha çok ilgi göreceği kesindir.

6
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Örneğin, Metallica'nın diğer üyelerinin, yıllardır Kirk Hammet'a nasıl dayanabildiği konusu gerçekten gizemini koruyan oldukça ilginç bir meseledir. Bazı insanların acı bibere olan ilgileri de en az Kirk Hammet'a da­yanmak kadar ilginçtir. Kimilerinin bu duruma cevabı oldukça basittir. Acı biberin, yemek yemenin bungee jumping'i olduğu düşünülür. Örneğin, bungee jumping sırasında vücudunuzda ciddi anlamda adrenalin üretilir ve bu adrenalin bazı kişilerin fizyolojilerinde enteresan bir tatmin hissi oluşturur. Nasıl ki ba­ zıları bungee jumping yapıyorsa, bazılarımız da biberli yemeyi seviyor olabilir.

6
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Bir tarafta çok kıymetli beynimiz, diğer tarafta ise asla vazgeçemeyeceğimiz kalbimiz. Adeta aile büyüklerinin istemediği bir aşk hikâyesinin içinde gibiyiz. Peki, böyle bir du­rumda hangisini seçmemiz gerekmektedir? Beyin sağlığımızı mı yoksa kalp sağlığımızı mı? Belki de böyle bir tercih yapmak zorunda kalmayabiliriz. Meseleye biraz daha yakından bakar­sak, ilginç bir bilgi daha karşımıza çıkmaktadır.

6
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Ölen aile büyüklerinin beyinleri ve sinir sistemine ait yapıları, büyüğe saygı nedeniyle ailenin geri kalanı tarafın­dan yenilmekteydi. Oldukça ilginç olan bu geleneğin faturası Fore halkı için biraz ağır olmuştur.

6
Sema@okursema· 9mo🇹🇷

Ne yersen o'sun! Kitabın tüm özeti aslında bir cümle. Ağızda bir lokma ile başlayan sindirimin sınavda bir soruyu dahi hatırlamaya kadar uzandığı bize birkaç saniye gelen ama hayatımızı tümden etkileyen süreç. Serkan Karaismailoğlu'nun bilgiyi literatür isimleri ile verirken akıcılıktan bir adım geride durmayan anlatımı okurken ne kadar okuduğumuzu bile unutturacak cinsten. Normalde bu sistemi anlatan başka bir kitabı okusak ağır gelir, yorar, literatür boğar. Bilgiyi satmak deyimi böyle yazarlar ve böyle kitaplar için birer örnek.

6

Ready to Meet Someone Who Reads Like You?