
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 344 p. Birbirine taban tabana zit iki yürek... Biri aski dokunustan ibaret saniyor, digeri dokunmadan aski yasiyor. Bir arada olmalari imkansiz çünkü Biri Dogarken Digeri Batiyor Ask neydi masuk için? Eline bir kadeh alip semaya bakarak hayal kurmak mi, yoksa teheccüt namazini eda edince elini semaya kaldirip, hayal ettigin kisiye duâ etmek mi? Yoksa Allah'in sevgisini kaybetmemek için uzaktan sevmek miydi? Onu hatirladiginda gül kokardi hayalleri. Elini tutmadan atardi yüregi ve yüregi çarptikça titrerdi umutlari. Hiç el ele tutusmamislardi, uzun uzun bakismamis, konusmamislardi belki. Ama beklerdi onu... Gün boyu oruç tutup, ezanin ilk sesini duydugu anki gibi hevesle ve sabirla beklerdi yollarim. Mesela çatik kaslarinin ona nasil da güzel bir hava kattigini bilemeyecekti hiçbir zaman.Sesinin, yüreginin ritmini bozdugunu, varliginin tatli bir mahcupluga sebep oldugunu bilmeyecegi gibi. Onun gelecegini duydugu vakit, heyecandan uyuyamadigi gece uykularini. Her telefon sesinde yerinden siçramasini da. dokunusundan evvel, sesinden etkilenip baglanmasini da... Uzakken yakin, yakinken en uzak kisi olmakti belki ask. Ezan okununca hissettigi manada sakliydi tutkulari. Eli semaya kalkinca bir köseye sikistirdigi adina sir sürmekti belki umutlari. Fatih'in Istanbul'u fethederken duydugu coskuyu duymakti belki de sinesinde. Ask neydi masuk için, sevip de dokunamamak miydi? Dokunup da, sevememek mi?
No posts about this book yet. Be the first in the app!