
Bir de aynı isimle sinemaya uyarlanan filmi var (2013 yapımı, başrolde Jeremy Irons). Filmde de aynı sorgulama var ama bana göre kitabın derinliği daha fazla hissediliyor.

Antik diller ogretmeni Raimund Gregorius lisede ders sirasinda ansizin siniftan cikar, duydugu Portekizce bir kelimenin buyusune kapilarak yasadigi sehri, duzenli hayatini terk edip hakkinda hicbir sey bilmedigi gizemli bir Portekizlinin, doktor ve yazar Amadeu Pradonun izini surmek uzere Lizbona dogru trenle yola cikar. Tesadufen eline gecen ve Pradonun, hayat, ask, yalnizlik, arkadaslik, olumluluk ve olumle ilgili notlarinin bulundugu kitabin etkisinden cikamayan Gregorius, dilini bilmedigi, ilk kez gittigi bu yabanci ulkede ve bu olaganustu yolculugu sirasinda Pradonun hayatinin degisik evrelerinde yer almis insanlarla bir araya gelip onun farkli soylencelerle dokunmus hikyesinin derinlerine iner. Bir yandan da kendi icsel yolculugunu surduren Gregorius, Diktator Salazara karsi savasmis Amadeu Pradonun kisiliginde kendine ve insana iliskin pek cok sorunun yanitini ararken, bir baskasi olmanin dayanilmaz cekiciligine de karsi koyamayacaktir. Lizbona Gece Treni, sadece Avrupadan degil, kendi zihnimizden ve ruhumuzdan da gecen ve donusu belli olmayan bir yolculugun cok sesli, unutulmaz romani.
1 posts from the Bookspace community

Bir de aynı isimle sinemaya uyarlanan filmi var (2013 yapımı, başrolde Jeremy Irons). Filmde de aynı sorgulama var ama bana göre kitabın derinliği daha fazla hissediliyor.