Hayvanlardan Tanrılara sapiens : İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi
PoliticsSocial SciencesPopular Culture

Hayvanlardan Tanrılara sapiens : İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

by Yuval Noah Harari

Publisher
Kolektif Kitap
Pages
411
Language
Türkçe
Published
2015

Overview

- Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dÖnüstü?- Para neden herkesin güvendigi tek sey?- Kadinlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çogu toplum erkek egemen?- Güç elde etmekte bÖylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluga dÖnüstür

Posts about this book

18 posts from the Bookspace community

SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Romalıların, Moğolların ve Osmanlıların gerçekleştirdikleri fetihler bugün dünyanın hiçbir yerinde yapılamaz. 1945’ten beri Birleşmiş Milletler tarafından tanınan hiçbir bağımsız ülke fethedilip haritadan silinmedi. Sınırlı bazı uluslararası savaşlar hâlâ zaman zaman olabiliyor ve hâlâ milyonlarca insan savaşta ölüyor, ancak artık savaşlar norm değil.

11
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Kauçuk endüstrisi özellikle çok vahşiydi. Kauçuk hızla önemli bir sanayi ürünü hâline geliyordu ve kauçuk ihracatı Kongo’nun en önemli gelir kaynağıydı. Kauçuk toplayan Afrikalı köylülere giderek daha yüksek hedefler konmaya başlandı, bu hedeflere ulaşamayanların da “tembelliklerinden” dolayı, vahşice cezalandırılıp kolları kesiliyordu, zaman zaman da köylerin tamamı katlediliyordu. En ılımlı tahminlere göre, 1885 ile 1908 yılları arasında büyüme ve kâr sevdası yaklaşık 6 milyon insanın yaşamına mâl oldu bazı tahminler bu rakamı 10 milyona kadar çıkarıyor.

11
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Tarih boyunca çobanlar ve çiftçiler hayvanlarına büyük sevgi gösterdiler ve onlara iyi bakmaya çalıştılar, tıpkı köle sahiplerinin kölelerini sevip onlara iyi bakmaya çalıştıkları gibi. Kralların ve peygamberlerin kendilerini çoban olarak göstermesi ve bir çobanın sürüsüne özen gösterdiği gibi halkına özen göstereceğini iddia etmesi tesadüf değildi.

11
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Özel köle ticareti şirketleri Amsterdam, Londra ve Paris borsalannda işlem gördüler, iyi bir yatırım olanağı arayan orta sınıf vrupalılar da bu hisselerden satın aldılar. Bu parayla şirketler gemiler üretip, denizciler ve askerler istihdam ettiler ve Afrika’dan aldıkları köleleri Amerika’ya taşıdılar. Amerika’da köleleri çiftlik sahiplerine satarak elde ettikleri gelirleri de şeker, kakao, kahve, tütün, pamuk ve rom gibi ürünler almak için kullandılar, sonra da Avrupa’ya dönerek şeker ve pamuğu iyi bir fiyattan satıp tekrar Afrika’ya hareket ederek döngüyü sürdürdüler.

10
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

1958'de Mississippi Üniversitesi'ne başvuran Clennon King adındaki siyahi bir öğrenci, zorla akıl hastanesine kapatılmıştı. Duruşmayı yöneten yargıç, bir siyahinin Mississippi Üniversitesi'ne kabul edileceğini düşünmesinin çılgınlık olduğuna hükmetti.

10
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

SON Geçtiğimiz on yıllarda nihayet insanların durumuyla ilgili bazı somut gelişmeler sağlayabildik ve kıtlığı, salgınları ve savaşı azaltabildik. Öte yandan, diğer hayvanların durumu her zamankinden de hızlı kötüleşiyor Dahası, insanların yapabildikleri olağanüstü şeylere rağmen hedeflerimiz konusunda emin değiliz ve her zamanki kadar memnuniyetsiziz. Kano ve kadırgalardan buharlı gemilere ve uzay mekiklerine vardık ama kimse nereye gittiğimizi bilmiyor. Her zamankinden daha güçlüyüz ama bunca güçle ne yapacağımızı bilmiyoruz. Daha da kötüsü, insanlar her zamankinden daha sorumsuz gibiler. Uymamız gereken yegane yasalar fizik yasaları ve kendi kendini yaratmış küçük tanrılar olarak kimseye hesap vermiyoruz. Diğer hayvanları ve etrafımızdaki ekosistemi sürekli mahvediyoruz ve bunun karşılığında sadece kendi konforumuzu ve eğlencemizi düşünüyoruz, üstelik tatmin de olmuyoruz. Ne istediğini bilmeyen, tatminsiz ve sorumsuz tanrılardan daha tehlikeli bir şey olabilir mi ?

9
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Bugün dünya üzerinde neredeyse 7 milyar Sapiens yaşıyor. Tüm bu insanları büyük bir kantara çıkarırsanız ağırlıkları 300 milyon ton eder. Tüm evcilleştirilmiş çiftlik hayvanlarının (inekler, domuzlar, koyunlar ve tavukları) ağırlıklarıysa 700 milyon ton edecektir. Buna karşılık yaşayan tüm büyük vahşi hayvanların (kirpilerden penguenlere, fillerden balinalara kadar) ağırlığıysa 100 milyon tondan azdır. Çocuk kitaplarımız, posterlerimiz, televizyon ekranlarımız hâlâ kurtlar, şempanzeler ve zürafalarla doludur, ama gerçek dünyada bunlardan çok az kalmış durumdadır. Şu anda dünyada yaklaşık 80 bin zürafaya karşılık 1,5 milyar inek var; aynı şekilde 200 bin kurda karşılık 400 milyon evcil köpek; 250 bin şempanzeye karşılıksa milyarlarca insan var. İnsanlık gerçekten dünyayı ele geçirmiş durumdadır.

9
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Homo sapiens, insanlar tekerleği, yazıyı veya demirden aletleri icat etmeden çok önce gezegendeki büyük hayvanların yarısını yok etmişti.

9
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Bir adam veya kadın olmak çok ciddi ve karmaşık bir şeydir. Çoğu erkek ve kadın özelliği biyolojik olmaktan çok kültüreldir, hiçbir toplum kendiliğinden her erkeği adam, her dişiyi de kadın olarak saymaz. Dahası, bu sıfatlar bir kere kazanıldığında ebediyen de sürmez. Erkekler erkeksiliklerini hayatları boyunca sonsuz bir performans, tören ve ritüeller aracılığıyla sürekli olarak kanıtlamak zorundadır. Bir kadının da işi hiç bitmez, sürekli kendini ve başkalarını yeterince kadınsı olduğuna ikna etmek zorundadır. Bu çabaların başarılı olması da kesin değildir. Özellikle erkekler erkeksilikle ilgili iddialarının boş çıkmasından ödleri koparak yaşarlar. Tarih boyunca erkekler hayatlarını riske atarak hatta feda ederek erkekliklerini kanıtlamaya çalıştılar, insanlar “tam bir erkek!” desinler diye

9
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Çoğu toplum kendi toplumsal hiyerarşilerinin adil ve doğal olduğunu, buna karşılık diğer toplumların yanlış ve gülünç birtakım kıstaslar üzerine kurulduğunu öne sürer. Modern Batılılar, ırk hiyerarşisi fikriyle dalga geçmek üzere eğitilirler. Siyahların beyazların mahallesinde yaşamasını, beyazların okullarında okumasını veya beyazların hastanelerinde eğitim görmesini engelleyen yasalar onları şoke eder. Ancak zenginlerin diğerlerinden ayrı ve daha lüks mahallelerde yaşamalarını, yine daha iyi donatılmış hastanelerde tedavi görmelerini öngören zengin-fakir arasındaki hiyerarşiye pek çok Amerikalı ve Avrupalıya gayet normal gelmektedir. Oysa pek çok zengin insanın zengin bir ailede doğduğu için zengin olduğu ve pek çok fakirin de fakir bir ailede doğduğu için hayatları boyunca fakir kalacağı kanıtlanmış bir olgudur.

9
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Tektanrılı dinler, çoktanrılı dinlerden çok daha tutucu ve tebliğçidir. Diğer inançların meşruiyetini tanıyan bir din ya kendi tanrısının evrenin tek başına üstün gücü olmadığına ya da Tanrı’dan evrensel hakikatin sadece bir parçasını aldığına işaret eder. Tektanrılı dinler genelde bir tek Tann’nın çağrısına sahip olduklarına inandıkları için diğer dinlere kuşkuyla bakarlar. Son iki bin yılda, tektanrılı dinler kendi ellerini güçlendirmek adına rekabeti şiddetle yok etmeye çalışmışlardır.

8
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Ağustos 1572’de Fransız Katolikleri, Fransız Protestanlarına saldırdı. St. Bartholomew Günü Katliamı olarak bilinen bu saldırıda yirmi dört saatten az bir sürede yaklaşık 10 bin Protestan katledildi. Papa Fransa’da olup bitenin haberini aldığında o kadar mutlu olmuştu ki, bu durumu kutlamak için özel ayinler düzenledi. Hatta Giorgio Vasari’yi Vatikan’ın odalarından birini katliamı betimleyen fresklerle donatması için görevlendirdi (bu oda şu an ziyaretçilere kapalıdır).73 Bu yirmi dört saat içinde, koca Roma İmparatorluğu tarihinde öldürülenden çok daha fazla sayıda Hıristiyan, yine Hıristiyanlar tarafından öldürüldü.

8
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Çoktanncılık tek bir gücün veya tüm evreni yöneten tek bir yasanın varlığını yok saymaz; hatta çoğu çoktannlı ve animist din tüm farklı tanrıların, iblislerin ve kutsal kayaların arkasındaki üstün gücün varlığını tanır.

8
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Çoğu imparatorluk seçkini, imparatorluktaki tüm insanların genel mutluluğu için çalıştıklarına yürekten inanıyordu. Çin’deki yönetici sınıf ülkenin komşularını ve bunların yabancı tebaalarını, imparatorluk kültürünün götürülmesi gereken zavallı barbarlar olarak görüyordu.Romalılar da kendi hükümranlıklarına barbarlara barış, adalet ve refah götürme misyonlarıyla haklılık kazandırıyorlardı. Halifeler de peygamberin vahiylerini mümkünse barışçıl yollarla, gerekirse de kılıç zoruyla yaymak için ilahi bir yetkiyle donanmışlardı. Bugün çoğu Amerikalı, Üçüncü Dünya ülkelerine cruise füzeleri ve F-16’larla bile olsa demokrasi ve insan haklarının götürülmesi gerektiğini düşünüyor.

8
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Bir İtalyan lokantasında domates soslu spagetti, Polonya ve İrlanda lokantalarında bolca patates, Arjantin lokantasında onlarca farklı biftek çeşidi, Hint lokantasında hemen her şeye serpilmiş acı biberleri, İsviçre kafelerinde de çırpılmış kremalı koyu ve sıcak çikolata bulmayı bekleriz. Oysa bu yiyeceklerin hiçbiri bu ülkelerin yerel ürünü değildir.

8
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Yunan filozof Diyojen bir fıçıda yaşardı. Diyojen onu ziyaret ettiğinde yapabileceği bir şey olup olmadığını sorduğunda Diyojen şu cevabı vermişti.: “sizden istediğim tek şey kenara çekilmenizdir bunu yaparsanız güneşime mani olmazsınız ve bana vermeniz mümkün olmayanı benden almamış olursunuz.”

8
SERDAR@sserenad· 3mo🇹🇷

Voltaire Tanrı hakkında, “Tanrı yoktur ama bunu sakın hizmetkârıma söylemeyin yoksa geceleyin beni öldürür” demiştir.

8
Hasan Erdoğan@whoisbukstor· 8mo🇹🇷

Bir kitabın içine ne kadar bilgi sığdırılabilirse o kadar çok bilgi sığdırılmış. Dili çok sade ve anlaşılır. Akıcı ve sürekli altını sürekli çizmek isteyeceğiniz bilgilerle dolu. Her sayfada vayy be demek istiyorsanız hemen bu kitabı alın derim.

4

Ready to Meet Someone Who Reads Like You?