
by Nadir Dogan
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 256 p. Ve Israfil Sur'a üfledi… Asirlardir korkuyla beklenen günün safagi çoktan sökmüs ve Zülkarneyn Seddi'nin yikilmaz denilen güçlü gövdesi, siddetli sarsintiya dayanamayarak büyük bir gürültüyle yikilmaya baslamisti… Sarsinti o kadar güçlüydü ki Ye'cüc-Me'cüc tayfasinin uzaktan ürküten bir hayal gibi görünüp kaybolan garabet suratlari, seddin gövdesinde açilan çatlaklar sayesinde gittikçe daha belirgin bir hâlde seçilir olmuslardi… Rüyalar hep kâbus nev'indendi. Kafdagi'nin ötesinde olup bitenler Halife'den daha fazla, Bagdat'ta oturan bütün dünyadaki Yahudilerin en kidemli reisini, Natronay'i düsündürüyordu. Sahi kimdi Sarkel'e saldiran o eçis bücüs insanlar? Gog ve Magog'un, Ye'cüc ve Me'cüc'ün habercileri mi, yoksa bizzat kendileri miydi? Islam mülkünün koruyucusu olan Dicle boylarindaki Türkler belki daha rahatti; kendi aralarinda gülerek "Su bizim it baraklar, köpek kafalilar olsa gerek. " diyorlardi belki ama Türk'ün rahatligi Arap ve Yahudi reisleri teskine yetmiyordu. Halife ile Yahudi danismani Natronay'in endiseleri birlesti ve karar verildi; Zülkarneyn Seddi'nin durumu bir elçilik vasitasiyla tetkik edilecek. Halife el-Vasik'in Sellam Tercüman baskanliginda yola çikan elli kisilik kervani, sevval ayinin ikinci gününde, cuma namazi kilindiktan ve hayir dualari alindiktan hemen sonra Samarra'dan hareket etmisti. Halife el-Vasik'i temsilen ünlü bilgin Musa el-Harezmî heyete dâhil edildi. Kervani korumalari göreviyle, kuzeydeki topraklardan Samarra'ya gelmis olan gulam askerlerinin içinden, Tugrul Böke komutasinda, 24 Türk boyunun seçme 24 askeri verildi. Kuzey'e yolculuk basliyordu…
No posts about this book yet. Be the first in the app!