
by İnci Aral
"Dinle Kara; sana sahilimi, sahillerimi, hayaletlerimi anlatacagim. Bir Dogu sehrinin soguk hastanesindeki gece nobetlerini, dag eteklerindeki pusulardan getirilen parcalanmis genc bedenleri, narin sevgilim Dilda'yi. Asklarimi, asksiz kalmalarimi, butun mahrem, muhtesem ya da sefil, yikim ve umut dolu anlarimi ve zamanla nasil kirlenip curuyerek kotu birine donusmus oldugumu." Aski ve dususu secmis ve uzak kalinmis bir anne, sevgi-nefret ekseninde dokunakli bir baba ogul iliskisi. Cocuklugun, ilk gencligin ve cinselligin arka bahceleri. Zoraki kacakci Hayali, Londra'daki surgununde gecmisini sorgularken genc moda tasarimcisi Reyan'la tanisir. Bu iki yarali ve zor insan ruzgârli, golgeli, ama incelikli bir aska yelken acarlar. Inci Aral bu kez, tanimak istemedigimiz, yakininda, hatta belki icindeyken bile kolay kabul edemedigimiz dunyalara egiliyor. Reddedilmis iliskilerin ve askin ayrimsiz halinin kendi icinde ne kadar dogal ve derin olabilecegini gosteriyor. Onyargi, tutuculuk ve genel gecer ahlakin koseye kistirdigi insanlarin ozel yasam alanlari ve gecelere siginarak hayaletlere donusmelerini anlatiyor. Kendi Gecesinde, Dogudan Batiya tum celiskileriyle bir Turkiye resmi cizerken kirlenme ve ayrismalar surecinde, yasamin anlami, mutluluk arayisi ve ask uzerine okuru derin dusuncelere goturen bir roman. Siyasi ve toplumsal olgulari mizahla harmanlayan geleneksel golge oyunumuz Karagoz-Hacivat ise hikâyenin mozaigi. (Tanitim Bulteninden)
No posts about this book yet. Be the first in the app!