
Erdemli olmaya çalışmak, doğaya karşı işlenmiş bir suçtur. Tutkularının peşinden gitmeyen bir ruh, yaşayan bir ölüden farksızdır. Kırbaç şaklar, ten yanar ama ruh ilk kez o zaman nefes alır."

Paperback. 13,00 / 19,00 cm. In Turkish. 264 p. "Sade, günümüzde türlü görünümler altinda dönen temel soruna egilmemizi istiyor bizim: Insanin insanla iliskilerine…" - Simone de Beauvoir Yatak Odasinda Felsefe, yazildigi tarihten günümüze kadar tartisilmis, incelenmis ve dönem dönem yasaklara ugramis bir eser. Sadizmin isim babasi Marquis de Sade bu kiskirtici yapitinda toplumda kabul edilen ahlak sinirlarini asar, normlara saldirir ve su ilk cümleyle baslar: "Her yastan ve cinsiyetten sehvet düskünleri, bu eseri sadece sizlere armagan ediyorum." Madam De Saint-Ange'in "cinsel" egitim vermek için evine davet ettigi on bes yasindaki Eugenie ile geçirdigi iki günde yasananlari diyaloglar halinde anlatan kitap, metafizikten estetige, felsefeden tarihe kadar birçok konuda okurlari düsünmeye zorluyor. Sade ise hem döneminin siyasetini yerden yere vurup hem de çagdasi filozoflara elestiriler getirirken, yazilmasinin üzerinden 200 seneyi askin bir süre geçmesine ragmen okurlari sasirtmaya, etkilemeye ve onlara keyif vermeye devam ediyor.
8 posts from the Bookspace community

Erdemli olmaya çalışmak, doğaya karşı işlenmiş bir suçtur. Tutkularının peşinden gitmeyen bir ruh, yaşayan bir ölüden farksızdır. Kırbaç şaklar, ten yanar ama ruh ilk kez o zaman nefes alır."

De Sade sadece iyi okuyan gurmeler bilir.. asilerin.. kaybedenlerin.. günahkarların.. beyaz zencilerin.. yola çıkmaktan çekinmeyenlerin.. uçurumdan atlayanların..

"Bildiğin yollar seni hep aynı yere götürüyorsa, bilmediğin yola girme zamanı gelmiş demektir."

Yatak Odasında Felsefe, tam anlamıyla bir “yasak elma” kitabı. Ne yalnızca erotik bir metin, ne de saf bir felsefe kitabı. Daha çok şu mesajı veriyor: Kafanıza da, bedeninize de zincir takmayın.” Okurken kimi zaman yüzünüz kızarabilir, kimi zaman kahkaha atabilirsiniz; ama kesin olan şu ki, bu kitap insanı sıradan düşünce kalıplarının dışına çıkarıyor. Çok garib bir kitap ama okurken düsündüren bir kitap.

"Önyargıları yok etmek, hazları katlamaktır. Ruhun en derin bilgeliği, bedenin en karanlık arzularıyla seviştiğinde ortaya çıkar."

"Zihnini özgürleştirmek istiyorsan, önce bedenini köleleştiren o sahte utanç zincirlerini kırıp atmalısın. Yatağın sessizliğinde işlenen her günah, aslında ruhun tiranlığa karşı kazandığı bir zaferdir. Arzularını dizginleme; onları birer kamçı gibi kullan ki felsefen etten ve kemikten bir anıta dönüşsün."

"Her şeyin kendisi için yapıldığına inanan insanın aptalca kibri, insan soyunun tümüyle yok edilmesinin ardından doğada hiçbir şeyin değişmediğini ve yıldızların dönmesinin hiç de gecikmediğini görünce pek şaşırmış olacaktır."

"Cehaletin ve aptallığın tüm engellerini parçalama şerefi yalnızca dehalara aittir."