
by Henry Miller
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 644 p. Ilk olarak Anais Nin'in Henry ve June ismiyle yayimlanan sansürlenmemis güncesinde gün isigina çikan Nin ile Miller arasindaki yakinligi, duygu yüklü bu mektuplarda tüm çiplakligiyla görmek mümkün. Mektuplar Isviçre'de Nin'in, Miller'in esi June'a karsi hissettigi askin pençesinden kurtulmaya basladigi 1932'den, ikili yirmi sene sonra Kaliforniya'ya yerlesene kadar sürüyor. Her ne kadar farkli bir mizaç ve tarza sahip olsalar ve farkli sosyal çevrelerden gelseler de, Nin ve Miller yazma sevgisi ile birbirlerinin eserlerine duyduklari sadakat sayesinde bir araya geldiler. Bu mektuplar tutkudan arkadasliga, yakinliktan yabancilasmaya evrilen bir iliskinin haritasini çikariyor. Iki yazar on yildan fazla Amerika'da yasadiktan sonra, 1950'lerin gözüyle geçmise baktiklarinda, altin yillarinin hâlâ Paris yillari oldugunu görüyor. "Muhtemelen ben o zamanlar bugünkü mizah anlayisima sahip olsam, sen de o zamanlar bugün sahip oldugun özelliklere sahip olsan, hiçbir sey kötüye gitmezdi," diye yaziyor Nin, Miller'a. Edebiyat tarihinin en essiz birlikteliklerinden biri olan bu iliski ask, sanat, edebiyat, kiskançlik ve tutku dolu yüzlerce mektupla okurlari günümüzde de sarsmaya devam ediyor. "Elestirmenler, dostlar ve biyografi yazarlari tarafindan ortaya konmus eserlerden çok daha yetkin bir Miller ve Nin portresi."-Chicago Tribune "Içten, duygusal ve tutku dolu… Bu mektuplar samimiyetiyle bazilarini rahatsiz edebilir ancak sanata olan tutkularinin benzersiz disavurumuyla pek çok kisiyi etkileyecegine hiç süphe yok."-Booklist
No posts about this book yet. Be the first in the app!