
Kimselere kendi adıma kinim, nefretim yok. Sade insanoğlunun niçin bu kadar alçaldığını, niçin bu kadar budala olduğunu anlayamadığıma yanıyorum.

by Ahmed Arif
Ahmed Arif'ten Leyla Erbil'e Mektuplar 1954-1957<br/>Ahmed Arif'in Leyla Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.<br/>"Sabah gözlerimi sana açarım.<br/>Akşam, uykularımı senden alırım. Nereye, ne yana dönsem karşımda mutluluğun o harikulade başdönmesini bulurum.<br/>Böyleyken gene de şükretmem halime, hergelelik, açgözlülük eder, seni üzerim. Aklıma gelmezki seni usandırır, sana gına getiririm. Sana dert, sana ağırlık sana sıkıntı olurum. Nemsin be? Sevgili, dost, yar, arkadaş... hepsi. En çok da en ilk de Leylasın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum, akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben cehennem çarklarından kurtuldum. Üşüyorum kapama gözlerini..."
6 posts from the Bookspace community

Kimselere kendi adıma kinim, nefretim yok. Sade insanoğlunun niçin bu kadar alçaldığını, niçin bu kadar budala olduğunu anlayamadığıma yanıyorum.

Seni bütün şafaklarda, evrenlerin o ıssız ihanet saatinde öperim. Ve sen geçersin içimden. Bitmek bilmezsin.

Ama kaderim çok güzel, şansım çok iyi benim. Seni tanımadan ölmek neye yarardı?

canım benim, bilir misin sana canım dediğimde canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep.

ne bileyim -affet-felek denedi de bizi,namuslu çıktık.

“Canım benim, Bilir misin, canım dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep.”