
"Bağnaz kafaların sürekli baskısı, sonunda daha cömert olanların tüm kararlılığını yer bitirir."

Kâtip Bartleby, Herman Melville'in modern edebiyatta pasif direniş, yabancılaşma ve çalışma hayatının anlamsızlığı üzerine en çok tartışılan kısa anlatılarından biridir. Wall Street'teki bir hukuk bürosunda çalışan Bartleby'nin “tercih etmeme” tavrı, sıradan iş düzenini giderek bozar.
Melville, Kâtip Bartleby'de büyük bir isyan yerine sessiz ve açıklanması zor bir reddediş kurar. Anlatıcının Bartleby'yi anlama çabası, merhamet, sorumluluk ve toplumsal dışlanma sorularını beraberinde getirir. Eser, kısa yapısına rağmen modern insanın kurumlar içindeki yalnızlığını keskin biçimde görünür kılar. Herman Melville'in en etkileyici metinleri arasındadır.
6 posts from the Bookspace community

"Bağnaz kafaların sürekli baskısı, sonunda daha cömert olanların tüm kararlılığını yer bitirir."

"Ah, mutluluk ışığı sever, biz de dünyayı şen sanırız; ama sefalet kendini vakurca saklar, biz de sefalet yok sanırız."

"Vücuduna merhem olabilirdim, ama ona acı veren vücudu değil, kederli ruhuydu ve ruhuna ulaşamazdım."

Yapmamayı tercih ederim...

"Yapmamayı tercih ederim." Bu üç kelime, Wall Street'in yüksek, kör binaları arasında sıkışıp kalmış o loş hukuk bürosunun havasını aniden değiştirir. O ana kadar her şey, kanun metinlerinin sıkıcı ve tekdüze kopyalanışından ibaretken, bu nazik ama sarsılmaz ret, odanın içindeki toz zerrelerinin bile bir an duraksamasına neden olur. Bartleby, penceresinden sadece cansız bir tuğla duvarı gören küçük köşesinde, adeta modern dünyanın tüm beklentilerine karşı sessiz bir anıta dönüşür. "Yapmamayı tercih ederim" sözü, ne bir öfke ne de bir isyan barındırır; daha çok, varoluşun kendisinden yavaşça geri çekilen, solgun bir hayaletin fısıltısı gibidir. Bu fısıltı, büronun ahşap zeminlerinde yankılanır, diğer kâtiplerin tıkırdayan kalem seslerini bastırır ve geriye sadece, anlam verilemeyen, derin bir pasifliğin yarattığı rahatsız edici bir sessizlik bırakır.

"Yapmamayı tercih ederim!"