
İnsanın kendi duygularını kabul etmeye daha açık olması kaygıyı ve stresi azaltıp daha güçlü bir içsel huzur hissi yaratır.

Paperback. 13,00 / 19,50 cm. In Turkish. 160 p. Zaman hepimizin hayatinin çok önemli bir parçasi: Özellikle sanayilesmis toplumlarda her seyi önceden belirlenmis zaman dilimleri içinde yapiyor, sürekli zamana karsi yarisiyoruz. "Zamanim yok," diyoruz, "bir vakit bulabilsem!" Bütün bu kosusturmaca içinde, bizi her daim sarip sarmalayan zamani nasil algiladigimizi düsünmeye de pek vakit bulamiyoruz dogal olarak. Hissedilen Zaman'da Marc Wittmann iste bu boslugu doldurmayi, zamani nasil deneyimledigimizi incelikli deneyler ve ilginç bulgular esliginde açiklamayi hedefliyor. Kitapta su ve benzeri sorular ele aliniyor: Öznel zaman nedir? Zaman duygumuz nasil olusur? Zaman neden bazen yavas bazen de hizli geçiyormus gibi gelir? Hayatin çesitli evrelerinde zaman algimiz nasil degisir? Neden bazi insanlar beklemeyi becerebilirken bazilari sabirsizdir? "Zaman miyobu" nedir? Içsel saatimiz nasil isler? Duygular ve beden ritmi zaman algimizi nasil etkiler? Zaman konusuna sadece bilimsel açidan degil, psikolojik açidan da yaklasan Wittmann, okurlara biraz yavaslayip hayati daha sakin bir sekilde, mevcut anin farkina vararak yasamanin, böylece daha tatminkar bir hayata ulasmanin ipuçlarini da sunuyor.
29 posts from the Bookspace community

İnsanın kendi duygularını kabul etmeye daha açık olması kaygıyı ve stresi azaltıp daha güçlü bir içsel huzur hissi yaratır.

... seçimler neredeyse hiçbir zaman akılla duygu arasında katı bir aynın içermez. Duygusal değerlendirmeler bütün seçimlerde önemli bir rol oynar.

Duygular ve zamanın tecrübe edilme şekli paralel olarak değişir; birbirlerine yakından bağlıdırlar.

Evrensel olarak geçerli geçerli tek bir betimleme yoktur; dünyayı betimlerken farklı bakış açılarını göz önüne almak durumundayız.

..., hayattaki başarının belirlenmesinde zekâdan başka etkenler de rol oynar, örneğin hüsrana katlanma kapasitesi.

Kişisel bir geçmişi olan ve geleceği etkileme kapasitesine sahip kalıcı bir benlik duygusu bizi birey olarak tanımlar.

Çoğunlukla, hayatımızın ne kadar düşüncesizce ve şuursuzca geçtiğini fark etmek için kaderin sillesini yemek gerekir.

Tatminkâr bir hayat neye benzer?

İletişim, insanların etkileşimlerini uyumlu hale getirmelerini sağlayan ortak zamansal yapı sayesinde gerçekleşir.

MEVCUT ÂNI HİSSETMEK, her an kendinin farkında olmak demektir.

Gelecek için planlar yapar ve anılan "şimdi" dediğimiz zaman boyutunda hatırlarız. Geçmiş yaşamımıza şimdinin perspektifinden bakar ve uzunluğunun farkına varırız.

Tatminkar ve renkli bir hayat aynı zamanda uzun bir hayattır. Bu birçok insan için önemlidir, zira zamanın geçişini hissetmek onun nihai sonuna da işaret eder.

Hayatta ne kadar çok rutin olursa deneyimlerin yoğunluğu o kadar azalır; bunun sonucunda da zihin bunları yeterince net kaydedemez.

En iyi fikirler daima sorun üzerinde doğrudan düşünmediğiniz sırada gelir.

Zamansal ilişkiler dünyadaki bize duyularımız tarafından bildirilen değişimler temelinde ortaya çıkar.

Kişisel mutsuzluğun genellikle geçmişle barışma konusundaki isteksizlikten kaynaklanması tesadüf değil.

Zamanı algılamayız, daha ziyade değişimi ve hareketi algılarız.

Zaman yoksa benlik de yoktur.

Gücü olan, başkalarını bekletebilir.

Hayatın bitmek zorunda olduğu nokta, gerçekten yaşamaya başlamak için ne kadar da geç ! Ölümlülüğümüzü unutmak ve makul planları ellinci, altmışıncı yaşlarımıza ertelemek, hayata az kişinin eriştiği bir noktada başlamak ne kadar da aptalca!

Büyük bir heyecan anında veya bir aydınlanma yaşadığımızda dikkatimiz azami keskinlik mertebesine ulaşır.

Mesele yaşamak için kısa bir süremizin olması değil, bunun çoğunu harcamamızdır. Hayat yeterince uzundur ve tamamını iyi bir biçimde değerlendirdiğimiz takdirde bize en büyük başarılan elde etmemiz için yeterince cömert bir süre verilmiştir

Zaman deneyimi, özbilinç ve bedensel durumların ve duyguların algılanması birbirine sıkı sıkıya bağlıdır; ayn ayn tecrübe edilemezler.

Ölüm -ölen başkası olduğu sürece- epey popüler bir konudur.