
"Hiçbir şey umutsuz olmaya değmez, kuşkusuz umutlu olmaya da değmeyeceği için. Böylece her şeyden; sondan olduğu kadar ilkten de, çöküşten olduğu gibi çıkıştan da vazgeçmiş, kurtulmuş oluruz."

“Insan ortaya çikar çikmaz, çiçekler de ortaya çikti.” Bana kalirsa, çiçekler insandan çok daha Önce vardi ve insanin gelisiyle hâlâ içinden çikamadiklari bir saskinliga gÖmüldüler…Ne zaman Ölümü düsünmesem, hile yaptigim, içimdeki birini aldattigim hissine kapiliyorum. Bilinç ete batmis bir kiymiktan çok, saplanmis bir hançerdir. Ölümün bizim için artik ilginç yani kalmayip, ondan hiçbir sey elde edilemeyecegini düsündügümüzde, doguma geri çekilir, baska türlü bir dipsiz uçuruma meydan okuyarak haykirmaya baslariz...Yasamak, savasta toprak yitirmektir" (Tanitim Bülteninden)
20 posts from the Bookspace community

"Hiçbir şey umutsuz olmaya değmez, kuşkusuz umutlu olmaya da değmeyeceği için. Böylece her şeyden; sondan olduğu kadar ilkten de, çöküşten olduğu gibi çıkıştan da vazgeçmiş, kurtulmuş oluruz."

"Kederli insanın duası hiçbir zaman Tanrı 'ya ulaşacak kadar güçlü değildir."

"Aşılamaz acı yoktur."

"Olanaklar açısından zengin, düşündüğümüzden daha yaratıcı ve daha merhametli olan Zaman, yardımımıza koştuğu gibi, bizi her an küçük düşürme yeteneğine de sahiptir."

"Yıllar geçtikçe anlaşabileceğimiz kişilerin sayısı da azalıyor. Artık başvuracak kimse kalmadığında, bir ismin içine düşmeden önce olduğumuz gibi olacağız sonunda. "

Sabrımız olsun olmasın, her birimizin uzun süredir ölümü beklediği çok açık. Ancak ölüm geldiğinde anlarız bunu... tadını çıkarmak için çok geç kaldığımızda.

"... İnsan sadece bir darbe yediği zaman dua ettiği için, bundan, hiçbir duanın hiçbir zaman amacına ulaşmamış olduğu sonucu çıkar."

"Çocuklar anababalarına karşı gelirler, gelmeliler. Anababaların da yapabileceği bir şey yoktur, zira onlar genellikle canlılar arasındaki ilişkileri belirleyen bir yasaya boyun eğmişlerdir. Şöyle ki, herkes kendi düşmanını doğurur."

"Her fırsatta canının sıkılmasına katlanacaksın: Talihin böyle istiyor.:

"Her zaman beklenmedik olayların en kötüsüyle karşılaşmak korkusuyla yaşadığımdan; her koşulda, daha önce davranmayı denedim: Tam ortaya çıkmadan kendimi felaketin içine atarak."

- Sabahtan akşama kadar ne yapıyorsunuz? - Kendime katlanıyorum.

"Cennet'in dışında kaldığımın bilincinde olmadığım tek bir an bile yoktur."

"Bizden daha az acı çekmiş biri tarafından yargılanmış olmayı kabul etmek mümkün değil. Hemen hemen herkes, kendini değeri bilinmemiş bir Eyüp sanır."

"Saatler geçmek istemiyor. Gün uzak ve ulaşılmaz görünüyor. Gerçekte, beklediğim gün değil, ama bir türlü geçmek bilmeyen zamanın şu unutkanlığı ... Kendimi, infaz öncesinde, hiç değilse iyi bir gece geçireceğinden emin ve mutlu bir ölüm mahkumu gibi hissediyorum!"

– Sabahtan akşama kadar ne yapıyorsun? – Kendime tahammül ediyorum.

başkalarının kusuru bende var... ama yine de bana onların yaptığı tuhaf görünür... Cioran

Belleğimizde kalanlar kirpik kırpmadığımız gecelerden kalanlardır.Gece ki bellek emzirir.

sabahtan akşama kadar ne yapıyorsunuz? kendime katlaniyorum

Herkes ilk anınnın kefaretini öder
Uyuyamayanın her gün yaşadığı çarmıh acısının yanında, İsa’nın bir kerecik çarmıha gerilmesi nedir ki?