
İnsan, tutkulu bir aşk ile sevdiği kimseye aynı zamanda nefretin en koyusunu da duyabilir.

Aşkın Metafiziği, Arthur Schopenhauer'in aşk, arzu, irade ve insan doğası üzerine geliştirdiği düşünceleri ele alan önemli felsefi metinlerinden biridir. Eser, aşkı yalnızca romantik bir duygu olarak değil, insan davranışlarını yönlendiren daha derin bir güç olarak tartışır.
Arthur Schopenhauer, Aşkın Metafiziği'nde bireysel tutkuların arkasındaki evrensel eğilimleri sorgular. Metin, aşkın insan hayatındaki belirleyici rolünü felsefi bir bakışla incelerken okuru duygu, akıl ve isteme arasındaki ilişki üzerine düşünmeye çağırır.
Aşkın Metafiziği; felsefe, aşk üzerine düşünsel metinler ve Schopenhauer'in insan doğasına dair karamsar ama etkileyici yorumlarını okumak isteyenler için önemli bir eserdir.
9 posts from the Bookspace community

İnsan, tutkulu bir aşk ile sevdiği kimseye aynı zamanda nefretin en koyusunu da duyabilir.

Aşk tıpkı hayaketler gibidir. Hakkında herkes söz ettiği halde, kimse ona rastlamamıştır.

Aşk önemsiz bir şey değildir, aksine aşkın önemi aşkın sürdürüldüğü heves ve ciddiyetle kesinlikle uyumludur.

“Karakter ve zihinlerde farklılık olduğu durumlarda, bu zıtlıktan kaynaklanan bir nefret ve düşmanlık ortaya çıkar. Yine de bu husus cinsel aşkın büyüyüp türemesine engel teşkil etmez. Lâkin bu tarz bir aşka düşen bireylerin her şeye karşı körleşmesi ilişkiyi evlililiğe sürüklediği taktirde mutsuzluk yaratacaktır”

Soğuk kışta kirpiler birbirini ısıtmaya çalışır, fakat dikenleriyle birbirini yaralar; geri çekilirler sonra tekrar yakınlaşırlar. İnsanlar da böyledir; yakınlık isterler ama beraberinde gelen acıdan korkarlar.

sayfa 22-23 slm

schopen gibi düşünmekteyim yaşamı ile dünyadan kaçış ve kurtuluş ilkesi üzerine temellenen ve budaciliga yaklaşan ahlak ogretisi arasındaki çelişki herşeyden önce doğruyu aramasıyla, doğruya tutkun bir kimse olması ile açıklanabilir başka bir deyişle yaşadığı bu çelişki ve uyumsuzluk insanoğlunun siyirilamadigi aldanislari ve yalanları büyük bir cesaretle görmesine ve göstermesine yol açmıştır.

Bir insanın tamamen özel ve sadece kendisine özgü olan bireyselliğini izah etmek ne kadar zorsa iki insanın birbirine tutkulu aşkını açıklamak da o kadar zordur; zira temel bakımından her ikisi de bir ve aynı şeydir. Birincisi, ikincinin dolaylı olarak dile getirdiğini açıkça ortaya koyar.

Bir insanın âşık olması, çoğu zaman komik, kimileyin de trajik olaylara yol açar. Her ikisinin nedeni de, (âşık erkeğin) türün ruhunun eline geçmiş, onun hâkimiyeti altına girmiş olması ve artık kendine ait olmamasıdır. Bu yüzden de eylemleri, bireyin çıkarlarına aykırı düşer.