
Paperback. 13,00 / 19,50 cm. In Turkish. 112 p. Eslik, Samuel Beckett'in karanligi kanirttigi, isiktan umudu iyice kestigi, uzun hikâyelerden olusan müthis bir seçki. "Insan" adeta son solugunu vermek üzeredir. Atmosfer puslu ve bulaniktir. Olay örgüsü neredeyse yoktur. Eylem yoktur. Anlam yoktur. Zaman, bükülür ve kirilir bir niteliktedir. Agiz degil, kulak ön plandadir: Bir ses geliyor karanlikta sirtüstü uzanmis birine. Sirtindaki basinçtan ve gözlerini kapadiginda ve yeniden açtiginda karanligin degismesinden anliyor bunu. Sesin söylediklerinin yalnizca küçük bir bölümü dogrulanabiliyor. Karanlikta sirtüstü uzanmissin, diye duydugunda örnegin. Bu durumda söylenenlerin dogruluguna inanmak zorunda. Ama söylenenlerin büyük bölümü dogrulanamiyor. Sunu duydugunda örnegin: Su ya da bugün geldin dünyaya. Hiçbir sey kesin degildir. Adi konulamayacak olan büyük ve telafisiz bir kayip vardir sanki. Eslik'teki hikâyelerin özneleri bu adsiz kaybin etrafinda dolanarak, sürünerek, düsüp kalkarak ama onsuz da yapamayarak içten içe çürüyüp dagilirlar. Sair-yazarin kelimelerle isi bitmemistir henüz, her ne kadar kum gibi dagilsalar da agizda...
No posts about this book yet. Be the first in the app!