
<p><br></p><p>Hüzünlüdür İstanbul, Eylül 1955’ten beri...</p><p>Kadim kentin destansı tarihinde, 6/7 Eylül 1955’te yaşanan büyük yıkım kuşkusuz çok özel bir yer tutar.</p><p>Acısı hep sürecek bu büyük altüst oluş, toplumsal olduğu kadar bireysel anlamda da derin kırılmalara yol açmıştır. Tıpkı Suzan ve Yorgo’nun aşkında olduğu gibi.</p><p>Suzan ve “sevgili papazı”nın büyük dramını okurken, kendinizi İstanbul dekorunda, tarihin içinde, “soluksuz ve dipsiz” bir yolculuğa çıkmış bulacaksınız.</p><p>Bir yas, beş yıl süreyle her gün ve yirmi dört saat tutulur mu? </p><p>Suzan ve Yorgo’nun aşkı kadar büyükse, evet!</p><p><br></p><p>Balcıgil romanına “Söyledim ve ruhumu kurtardım!” diye başlıyor. Çünkü, hepinizin merak ettiği önemli nedenleri var.</p><p>En Hüzünlü Eylül büyük bir aşkın olduğu kadar, büyük bir hesaplaşmanın da romanı.</p>
No posts about this book yet. Be the first in the app!