
Her insanın dışından içine taşıdığı ve bir ömür kalbinde sakladığı başka bir hikayesi vardır...

by Ahmet Batman
Aklın gidiş biletini aldığı yerde kalp çoktan dönüş biletini ayırmıştır.<br/>Aslında her şey bir rüyayla başladı. Sahi rüyalara inanır mısınız? Ben inanmazdım. Ta ki aynı rüyayı birkaç kez görene kadar... Uyandığınız an ya da günün herhangi bir anında ne yaparsanız yapın rüyanızın tamamını hatırlayamayacaksınız. Her seferinde en fazla yarısı ya da küçük bir bölümü tamamlanmış bir hikayeye bakar gibi bakacaksınız rüyalarınıza...<br/>Bir rüyanın peşinden koşmak kimilerine anlamsız gelebilir, bense bununla ilgilenmiyorum. Sadece kalbimin sesini dinlemek istiyorum çünkü kalbimi hafife almaktan, sezgilerimi görmezden gelmekten korkuyorum. Siz sadece şunu düşünün, ya gördüğünüz rüyayı sizinle birlikte bir başkası daha görüyorsa? Ya siz de o başka bir şeyi yaşıyorsanız ama haberiniz yoksa? Aşk başka bir şeydir. Bazen gördüğünüz rüyanın içindeki mor bir şemsiye, bazen mesafelere inat yanı başınızda duran bir gazoz kapağı, bazense zamanın içinde saklanan gizli bir zamandır aşk. İnanmaya, hissetmeye ve yaşamaya değer...
13 posts from the Bookspace community

Her insanın dışından içine taşıdığı ve bir ömür kalbinde sakladığı başka bir hikayesi vardır...

Çapraz bile benimle oyun oynuyordu. Aramızda geçenleri benden başka herkes biliyordu. Sanki birini yarı yolda bırakmışım da gitmişim gibi hissettim. Öyle bir şey yoktu ama var gibi hissediyordum. Babam biliyordu, Fahrettin Amca biliyordu, Çapraz biliyordu ve muhtemelen başka bilenler de vardı. Kötü hissettirmişti bana kendimi. Bir aşka veremediğim karşılığın vicdan azabını çekiyordum. Yine de hissetmediğiniz bir şeyi yaşamaktan iyiydi bu.

Başka Bir Şey Biliyorum aynı şeylere inanmıyoruz. Ve yerçekimine inat yükseliyorsun gözümde. Oysa başka tarafındayım hayatın. Gördüğümden fazlası değilsin biliyorum. Uzun cümlelere gerek yok korkuyorum. İnsan insanı kaybeder bilirsin. Ve inançlardır tüm uzaklaşmaların sebebi. Aynı renkleri giysek bile başka renklere âşığız.

Bir hayal kurduk ve iki gazoz kapağına ömrümüzü adadık. Anlatıldığında önemsiz dursa da, anlaşıldığında tarif edilemeyecek bir his bu. Ben seni bir gazoz kapağının içine hapsettim ve avucumun içinde sakladım. Her içtiğim gazozda bu hikâyeye seninle yeniden başladım. SON.

Her şey yine zamana kalmıştı... Zaman bu hikâyenin sonunu yazacaktı ben de ömrüm varsa oynayacaktım. Aradan birkaç ay geçti. Soramadığım bütün soruları artık soracaktım. Kızı takip etmeye devam ediyordum ama artık kitapçıya girmiyordu. Kadıköy İskelesi’nden Beşiktaş vapuruna bindi, ben de peşinden bindim. Yine konuşamıyordum. Bir an için tüm cesaretimi toplayıp yanına oturdum.

Acıya alıştığınızda kazanıyorsunuz Hissetmediğiniz her darbe sanki vücudunuza değen bir kuş tüyü gibi uçup gidiyor. Daha büyük acılarınız varsa küçük acılar asla canınızı yakmıyor ve sizi yıkamıyor. Acıya alışkınım ama daha da alışkın olduğum bir şey varsa o da merhamet.

düşünsene ağaçsın oksijen yayıyorsun, yertüzünü bir nebze ısıdan falan koruyorsun. sonra seni kesiyorlar. kağıt yapıyorlar. bir maatba da ahmet batman ın kitabının yazılarını senin kapıtlarına basıyorlar. ağaca yapılan ayıptan dolayı yayın evi maatba ve ahmet batman ağaçtan özür dilemelidir.

Bazen acıyı hissetmezsiniz, işte bu dünyanın en kötü şeylerinden biri çünkü bir acıyı hissedemiyorsanız çok daha büyük bir acının içinde kalmışsınızdır.

Aşk yaşandığı ana aittir ve her an ölümsüzdür. Bu yüzden bir gün bittiğini sandığınız şey aşk değildir. Sadece başka bir ana denk gelmişsinizdir.

Umut etmekten vazgeçmek istemiyordum çünkü yapabileceğim başka bir şey yoktu.

İnsan zaman zaman aklının almadığı işlere kalkışır. Zaten aklınızın aldığı işler pek de yaşanılabilir kılmaz bu hayatı. Aklı başında olmak kötüdür diyemem ama deliliğin verdiği heyecanı da görmezden gelemem.

Ben senin ait hissettiğin yer olmak istiyorum. Neresi olduğunun önemi yok. Turuncu bir karavan olabilir mesela... Belki de bir kuşun yuvası... Denizin tam ortası da olabilir. Sen nereye ait hissediyorsan ben orası olmak istiyorum. Başka bir şey değil...

bambaşka hayatlar :)