
Ölecek olan zaten şimdiden ölmüş ama farkında değil...

by Özlem Ağar
Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Roman, kentteki akıl hastanesinde karantinaya alınan, oradan kurtulunca da birbirinden ayrılmayan, biri çocuk yedi kişiye odaklanır. Aralarında, bütün kentte gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere rehberlik eden bir kadın da vardır. Bu yedi kişi, cehenneme dönen bu kentte, hayatta kalabilmek için inanılmaz bir mücadele verir. Saramago'nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi.<br/>Körlük, ürkütücü bir roman, beklenmedik bir felaketi yaşayan bir toplumun nasıl çöktüğünün, nasıl bencilleştiğinin ve değer yargılarını yitirdiğinin hikayesi.<br/>Konusunun ürkütücülüğüne rağmen olağanüstü bir şiirsellikle anlatılmış bu unutulmaz roman, usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı.
100 posts from the Bookspace community

Ölecek olan zaten şimdiden ölmüş ama farkında değil...

-neden kör olduk? +bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. -gören körler mi? +gördüğü halde görmeyen körler.

İnsanın en büyük körlüğü, görmek istememesidir 🫵🏻

“İnsanlar karanlığa gömülünce anlaşıldı ki, asıl körlük yıllardır içlerinde büyüyordu.”

İnsanların birbirlerine ne yaptığını görseydiniz, körlükten korkmazdınız. Asıl korkmanız gereken, gözleri gören ama hiçbir şeyi gerçekten görmeyen insanların çoğunluğudur.☄️☄️

“İçimizde görme yetisini yitirmiş olan tek kişi körler toplumunda görendir, çünkü o, gördükleriyle körlerin görmediklerini bilir. Ama aynı zamanda, o da körlerdendir, çünkü yalnızdır.”

"Nasıl ki cüppe giymekle keşiş olunmuyorsa, eline asa almakla da kral olunmaz." "...aslında körlük, umudun tükendiği bir dünyada yaşamaktı."

José Saramago, körlük kitabında diyor ki: “İnsanlar gözlerini kaybettiklerinde değil, vicdanlarını kaybettiklerinde körleşir. Körlüğün en tehlikeli biçimi, görmek istememektir. Bu körlük, toplumları felakete sürükler; çünkü görmeyen gözden çok, duymayan vicdan felakettir.”

"İnsanın gerçek doğum yeri, onun kendisine ilk kez aklıyla baktığı yerdir."
Asıl körlük umudun tükendiği bir dünyada yaşamaktır.

“İnsanlık, gözleri açıkken bile kördü; ama bu, ışığı unutan bir körlük değil, karanlığın kucağında yaşamayı seçen bir körlüktü.” ✨

Körlüğün en tehlikeli hali, kendi bakış açını tek gerçeklik sanmaktır. Jose Saramago

insanlar birbirlerini tanımadan sevebilirler mi?

"Tam anlamıyla insan gibi yaşayamıyorsak, en azından tam anlamıyla hayvan gibi yaşamamak için elimizden geleni yapalım."

“Bazı insanlar seni sevmez, çünkü seni kontrol edemez.”

"İnsanları temel ihtiyaçları ile meşgul edersen kaybettikleri özgürlüğü unuturlar."

'insan,sevdiği şeyler kadar yalnizdır.'

Günaydın ''Bakabiliyorsan gör ,görebiliyorsan fark et.''

"Bence biz kör olmadik, biz zaten kördük.' "Gören körler mi?" "Gordugu halde görmeyen korler."

''Bugün sana, yarın bana, bizi neyin beklediğini bilemeyiz.''

Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et.

Kötü yürekliliğin ve kötülüğün sınırı olabileceğine güvenmiyorum.

Gözlerimizi kaybettik ama vicdanımızı kaybetmeyelim.

"İnsanın gerçek doğum yeri, onun kendisine ilk kez aklıyla baktığı yerdir."