
Modern zamanların en büyük yalanı, "benim kalbim temiz" cümlesidir...

Yazı yoktu ama o vardı.<br/>Tekerlek icat edilmemişti ama o yerli yerindeydi.<br/>Dünya yaratılmamıştı ama o kasılıp gevşiyordu.<br/>İnsan henüz cennetteyken onunlaydı ve içindeki her şey de sevgi, aşk, vefa, iyilik, şükür, hamd, dostluk gibi erdemler üzerineydi.<br/>Adem ata onun sesini dinleyip arzusunu giderme gayretine düşmeseydi belki de yolu yeryüzünde tövbelere, pişmanlıklara ve umutlara hiç evrilmeyecek; çevresi daralmalar ve genişlemeler, arınmalar ve kirlenmeler, yangınlar ve donmalarla hiç kuşatılmayacaktı.<br/>Şimdi?<br/>Aşk ve nefret, iyilik ve kötülük, saadet ve keder, iman ve inkar... İnsana insan olduğunu artık bunlarla hissettiriyor. Bazen aydınlık, bazen karanlık; gören göz veya işiten kulak bazen. Göğüs kafesinde ahenkle her büzülüp genişlemesi bizi içten içe süratle değiştiriyor ve halden hale döndürüyor.<br/>Bud-dub... bud-dub. bud-dub.<br/>Sesindeki ters-yüz oluş bile adıyla örtüşük: "Bir şeyi bir yönden öteki yöne çevirmek; renkten renge giriş, kararsızlık, durmadan dönüşüm ve değişim = KALP."<br/>Kalbe dair ne varsa.<br/>İskender Pala'nın her zamanki yetkin kaleminden.
4 posts from the Bookspace community

Modern zamanların en büyük yalanı, "benim kalbim temiz" cümlesidir...

"Yılın en uzun gecesinin hangi gece olduğunu müneccimler ile takvim düzenleyiciler değil, ancak gama müptela olmuş aşıklar bilir.."

Kalp fiziki olarak bir et parçası,lakin derece derece kırılıyor ve bu kırıklardan kademe kademe acı fışkırıyor...

Basit bir anlatımla insan küçük bir evrendir, evren de büyük bir insan...