
"Kendime yalnızlıktan daha iyi bir dost bulamadım."

by Matt Haig
Gece Yarısı Kütüphanesi, Matt Haig'in pişmanlık, olasılıklar ve yaşama yeniden bakma fikri üzerine kurduğu çağdaş romandır. Nora Seed, hayatının kırılma noktasında kendini sonsuz seçeneklerle dolu bir kütüphanede bulur; her kitap, yaşayabileceği başka bir hayatın kapısını açar.
Haig, Gece Yarısı Kütüphanesi'nde fantastik bir fikri duygusal ve kolay takip edilen bir anlatıyla birleştirir. Roman, insanın seçmediği yolları idealize etme eğilimini sorgularken, anlamın büyük ve kusursuz hayatlarda değil, çoğu zaman eksik ve gerçek olanın içinde aranabileceğini hatırlatır. Popüler çağdaş roman seven okurlar için akıcı bir seçenektir.
131 posts from the Bookspace community

"Kendime yalnızlıktan daha iyi bir dost bulamadım."

Ne kadar dürüst olursan ol, insanlar ancak kendi gerçeklerine en yakın olan şeyleri görebilir.

Her seçim yeni bir yaşam başlatır

“Belki de her yanlış seçim, bizi doğru yere götürmek için atılmış bir adımdır. Çünkü bazen kaybolmadan, kendini bulamazsın.”

Ne kadar dürüst olursan ol, insanlar ancak kendi gerçeklerine en yakın olan şeyleri görebilir.

"Tek bir şeyi farklı yapmak çoğu zaman her şeyi farklı yapmak demektir. Tek bir hayatta, ne kadar çabalasak da, yaptıklarımızı tersine çeviremeyiz."

Şuan olmadığım bir yaşamım vardır belki...

İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret edemezdiniz. Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi. ‘Bazen öğrenmenin tek yolu yaşamaktır.’

“Mükemmel hayat diye bir şey yok, sadece anlamlı kılabildiğimiz hayatlar vardır.”

İstemek enteresan bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır.

"Hayatın anlamı, her zaman mutlu olmak değildir. Anlam, yaşamaya değer bir hayat sürmekte yatar."

Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var, dedi. Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün... Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?”
Belki de kolay yol yoktur. Yalnızca yollar vardır...

“Her yaşam milyonlarca seçim ihtiva eder. Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde, bütün sonuçlar da değişir. Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmalara yol açar... “

"Hayatın anlamını arıyorsan,hiç yaşamamışsın demektir"

Ahlakın temelinde merhamet yatar.” Arthur Schopenhauer.

“Küçük şeylerin önemini asla göz ardı etme.”

Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin başka versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü

İyi insan olmak güzel-rahatlatıcı, güven verici - bir histi. ... "Ahlakın temelinde merhamet yatar," demişti filozof Arthur Schopenhauer iyi bir gününde. Belki hayatın temeli de buydu.

“Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar.”

Hayatınız bir kütüphane olsa hangi bölümünü değiştirmek isterdiniz? Yoksa her şey olması gerektiği gibi mi?

Yani farklı bir yol seçmiş olsan hayatının nasıl olabileceğini düşündün mü hiç? Bazen öğrenmenin tek yolu yaşamaktır. Nereye gidersen git anılar hep seninle ve hayat böyle boktan bir şey işte.

"Hayatı anlamak zorunda değilsin. Yaşaman yeterli."

ilk 30 sayfasında ağladığım ilk kitapsın