
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm, Alıp başımı gitmek isterim, Bir akşam bir kente girerim, Kayısı ağaçları arasından, Gidip denize bakarım, Bir tiyatro seyrederim...

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 416 p. Original title: If Not For You Translated by Nil Bosna Edited by Gizem Çiçek Kitaplari bütün dünyada onlarca dile çevrilen ve satis rekorlari kiran New York Times çoksatan yazari Debbie Macomber, Yeni Düsler serisinin üçüncü kitabi ile sizlerle! Bir Gün Mutlaka, her ani heyecan dolu bir duygusal ve fiziksel iyilesme hikâyesi. Kalbimizi hayata, aska ve yeni baslangiçlara her daim açik tutabilmemiz için... Beth, annesinin hayatini yönetmesinden bunalmistir ve evden ayrilarak kendi ayaklari üzerinde durmaya karar verir. En büyük destekçisi ise 60'larin çiçek çocuk ruhunu hâlâ içinde tasiyan teyzesi Sunshine olacaktir. Sunshine'in yasadigi sehre, Portland'a tasinan Beth'i burada sürprizlerle dolu bir hayat beklemektedir. Oregon'da bir lisede müzik ögretmeni olarak ise baslayan Beth'i meslektasi Nichole bir arkadasi ile tanistirmak ister. Nichole'un israriyla tanismayi kabul eden Beth sira disi bir adam olan Sam ile Nichole'un evindeki bir yemekte bir araya gelir. Dövmeleri, uzun saçlari, rahat ve umursamaz tavirlariyla Sam, Beth'in düslerindeki erkek olmaktan çok uzaktir. Beth ise hanim hanimcik tavirlariyla Sam'in hiç mi hiç ilgisini çekmemistir. Ikisi de bu yemekten kaçarcasina ayrilir ve bir daha görüsmemeyi umarlar. Ne var ki ayni gece yasanan üzücü bir olay yakinlasmalarina ve beklenmedik bir askin içine sürüklemelerine sebep olur. Beth kendini taniyip özgürlestikçe annesinin ve Sunshine'in geçmislerine isik tutacak, ailesinde güçlü bir degisimi baslatacaktir. Sam ise kapali bir kalple yasamak ile geçmisin yüklerinden kurtulmak arasinda bir seçim yapmak zorunda kalacaktir.
6 posts from the Bookspace community

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm, Alıp başımı gitmek isterim, Bir akşam bir kente girerim, Kayısı ağaçları arasından, Gidip denize bakarım, Bir tiyatro seyrederim...

İnsan her zaman,bir uçuruma hazır olmalı diye düşünüyorum. Ölmeye, soğukta ve tek kalmaya.

Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş.

Ama artık gitmek geliyor içimde. Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden, dönüşü olmayan yerlere

gece yarıları şehri dolaşırdım cebimde taslak halinde bir intiharla

Nasıl unutulur insan? ...