
Eğer bu ölümse, ölümden korkmamalı. Onun güzel yüzünde, ölüm bile güzeldi...

by Büşra Yılmaz
<p> “Yanmış kibrit çöplerini âdeti olduğu gibi mumların altına koyup üzerlerine erimiş mum döktü. </p><p>Sanki yanan kibrit çöpleri bizdik, mum dipleri de mezarımız...</p><p>Kibrit çöpü mezarlığı, bizim gibi kırık ve kaybedenler için ne güzel bir benzetmeydi...</p><p>Yana yana yaşa, yanarak öl ve öldükten sonra da yanmaya devam et. Yanmak tüm varoluşunu tanımlıyormuş gibi...”</p><p> </p><p>Geçmişindeki acıların küllerinden doğmuş, zeki bir dolandırıcı...</p><p>Arı kovanına giren kelebek.</p><p>Yaşamadığı için ölmeyi bile beceremeyen, hayata küskün bir kız...</p><p>Sudan korkan balık.</p><p>Tanrı’nın birbirlerinde çare bulmaları için bir araya getirdiği iki kişi.</p><p>Peki ya, bir gün ömrü olan bir kelebek yarına aşık olursa ne olacak?</p><p> </p>
4 posts from the Bookspace community

Eğer bu ölümse, ölümden korkmamalı. Onun güzel yüzünde, ölüm bile güzeldi...

“Okyanus cayır cayır yanıyor, hissediyor musun balık.”

“En çok bu huyunu seviyorum. Her cümlenin sonuna “anlıyorsun değil mi?” cümlesini koymanı. O kadar anlamamışlar ki seni.”

"Hem... Mezar taşı olmazsa, gökyüzünde uyuduğuna daha çok inanır. Biraz saftır Pınar... bu hikayenin büyüdğünde aslında yosun ve özgürün değilde pınar ve özgürün aşkı olduğunu yosunun sadece pınardan sonra özgüre gelen iyilşetrme dürtüsü olduğunu ve bu yüzden özgürün sadece yosunun hayatının acısını sevdiğini iki hastalıklı insanın iyileşmek için birbilerne verdikleri değeri olduğunu anlayınca artık bazı şeyler daha kolay oluyor