
“Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok.” ✨

by Peyami Safa
<p>Karşılaştığı bir takım olağanüstü olayları benimsediği materyalist ve pozitivist felsefenin ilkeleriyle açıklayamayan, şüphe, tereddüt ve bunalımlar içinde kıvranan Ferit, tıp fakültesini bırakıp felsefe bölümüne geçen fakat içinde bulunduğu mütereddit ruh hali sebebiyle buraya da düzenli olarak gitmeyen bir üniversite öğrencisidir. Ferit, Yüksekkaldırım’da içinde birbirinden garip insanların yaşadığı bir pansiyonda kalmaktadır. Pansiyonda kaldığı altı gün boyunca karşılaştığı olağanüstü olaylar ve kız arkadaşı Selma ile arasında geçen tartışmalar, ciddi bir psikolojik bunalımdan geçen Ferit’in durumunu daha da kötüleştirir. Pansiyonda tanıştığı Aziz, bu sıkıntılı günlerinde Ferit’in en büyük destekçisi olur. Teyzesinin gizemli bir şekilde ölümü ile yüklü bir mirasa kavuşan Ferit, yaşadığı travmayı atlatabilmek için Aziz’in tavsiyesiyle Ada’da bir ev kiralar. Bu ev bir yıl önce ölmüş, gizemli bir kadın olan Matmazel Noraliya'ya aittir. Peyami Safa’nın, kaleme aldığı romanları içinde en fazla beğendiğini ifade ettiği romanı Matmazel Noraliya'nın Koltuğu, anlatım tekniği ve olay örgüsü bakımından bütün eleştirmenlerce Türk edebiyatının en ciddi psikolojik romanı olarak kabul edilmektedir.</p><p>[Ötüken Neşriyat A.Ş.] </p>
20 posts from the Bookspace community

“Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok.” ✨

"Delilik şüphesiz aptallıktan iyidir. Delilik var olmuş zekanın yok oluşudur; aptallık, var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir. Deliliğin hiç değilse bir mazisi var. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok."

"Yalnız ciğerden değil, ruhtan da kan boşalır."

"Hürriyeti yanlış anlayan bir dünyadayız. İnsan hür doğmaz. Eğer kendi ben’i ile mücadeleye başlayan bir irade destanının kahramanı değilse, eğer kendi nefsine galebeden ve kendi ihtiraslarına hâkimiyetten başlayan bir hürleşmeye doğru merhale merhale yol almıyorsa, eğer hürriyeti şahsiyetiyle beraber gelişmiyorsa, insan, en hür nizam içinde de hür değildir."

"Biz kovalayanı beğeniyor, fakat kovalananı seviyoruz."

"On cahili dokuz âlime tercih eden bir sistemde bilginin demagojiye mağlâp olmasına sasar mısınız?"

"Adaletin ölçüsü ehliyet ve liyakattir. O zaman cahil bir Kayserili pastırmacının milyoner olduğunu ve bir fikir adamının süründüğünü göremezsiniz."

"Hiç bir ümide mâlik değilim."

"Yüzünde, çeşitli insan kaderleriyle sık temaslarını hissettiren bir yaşamışlık ve anlamışlık vardı."

"Doğarken hürriyetimize de, şahsiyetimize de sahip olamayız. İkisini de, yaşadıkça ve liyakatimiz nisbetinde kazanırız."

"Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığin şerefli bir tarihi bile yok..."

“İnsanları oldukları gibi değil, görünmek istedikleri gibi tanıyoruz.”

"Delilik var olmuş bir zekanın yok oluşudur; aptallık, var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir."

"Kaderim irademe haciz koyuyor."

"Yok, yok, ifade-i hissiyattan âcizim.”

"Abes bir varlık nizamı içinde akıl bir körbarsak kadar vazifesizdir."

Yalnız ciğerden değil, ruhtan da kan boşalır.

Delilik, şüphesiz aptallıktan iyidir. Delilik, var olmuş bir zekanın yok oluşudur; aptallık, var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir. Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı, aptallığın şerefli bir tarihi bile yok.

“Deli ol, aşık olma!”

“Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok.!