
by Emile Zola
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 552 p. Natüralizmin en önemli temsilcilerinden Fransiz yazari Émile Zola'nin, "Rougon Macquart" dizisinin 7. cildi olan bu romani, yazarina diger romanlarinda olmadigi kadar ün getirmis ve Zola bu sayede kitaplari en çok satan yazarlar arasina girmistir. Çokça elestirilen roman, Zola'nin da dedigi gibi aslinda "sadece eylemsel bir ahlak dersidir". Paris'in kenar mahallelerinde çikabilecekleri en yüksek noktaya çiktiktan sonra düsüse geçen, içki, aylaklik ve fuhus yüzünden her gün biraz daha bataga saplanan bir isçi ailesinin dramatik öyküsüdür. Nana Allah için iyi yetisiyordu bu atölyede! Hos, kendisinde de dehsetli istidat vardiya, o da baska mesele. Fakat sefaletle, ahlaksizlikla hasir nesir olmusbu bir sürü kizla düsüp kalkarak tam manasiyla bitirim hâle geliyordu. "Üzüm üzüme baka baka kararir." derler ya, bu da onun gibi bir seydi iste. Sonra, bir sepette birkaç çürük elma oldu mu öteki elmalar da hemen çürümeye baslarlar. Kizlar âlemin içinde kendilerini tutuyorlar, fazla ileri gitmiyorlar, pek öyle açik saçik sözler söylemiyorlardi. Sözün kisasi, yabancilar arasinda hepsi terbiyeli küçük hanim pozlaritakiniyorlardi. Yalniz kösede bucakta, kulaktan kulaga her türlü pis laf girla gidiyordu. Iki kiz bir araya geldi mi hemen birbirlerine türlü rezilce seyler söyleyerek katila katila gülmeye basliyorlardi. Sonra aksamlarikizlar evlerine beraber dönmekteydiler. O zaman sirlarinibirbirlerine açiyorlar, kaldirimlar üzerinde duralayarak, kalabaliktan dirsek yiye yiye aska gelerek insanin tüylerini diken diken edecek hikâyeler anlatiyorlardi…
No posts about this book yet. Be the first in the app!