
Benim iddiam bunun,öncelleri gibi,ordu siyasetinin siyasetini 10.06.1935 tarih ve 2771 sayılı "Ordu Dahili Hizmet Kanunu"yla belirlenen subay gemini tarafından kutsanan siyaseti meşrulaştırdığıdır.Buradaki 35.maddeyle,ilk kez açıkça şu istenmişti: Barışta,savaşta,karada,denizde ve havada ,her zaman ve her yerde , milletime ve cumhuriyetine doğruluk ve muhabbetle hizmet ve kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat edeceğime ,ordunun ve Türk bayrağının onurunu hayatımdan daha değerli tutacağıma ve gerekirse ,vatan, cumhuriyet ve görev adına hayatımı feda edeceğime şerefim üzerine ant içerim. Bu onun meşgalesiydi,söz konusu yasanın 34.maddesinin ilk bendinde de bunun anlamı açıkça görülüyordu: Ordu'nun görevi,anayasada belirlendiği gibi, Türk vatanını ve Türk Cumhuriyeti 'ni muhafaza ve müdafaa etmektir. Bu hem tam olarak askeri anlamda hem de daha dar bir çağrı anlamında ordunun göreviydi."Türk Cumhuriyeti"ni muhafaza ve müdafaa etmek onun belirgin ve birincil kaygısıydı.






