
"Akşamları rüzgâr camları döverken, lambayı yakıp ateşin karşısına geçip bir kitap okumak kadar hoş şey var mıdır?"

Madam Bovary, Gustave Flaubert'in romantik hayallerle taşra hayatının sıkışmış gerçekliği arasındaki çatışmayı anlattığı büyük romandır. Emma Bovary, okuduğu aşk hikayelerinin ve arzuladığı ihtişamlı yaşamın gölgesinde, evlilik ve gündelik hayat içinde giderek derinleşen bir tatminsizlik yaşar.
Flaubert, Madam Bovary'de karakterini yalnızca yargılamaz; onun arzularını, yanılsamalarını ve kendini kandırma biçimlerini olağanüstü bir üslup titizliğiyle gösterir. Roman, modern gerçekçi anlatının temel eserlerinden biri sayılır. Aşk, tüketim, sınıf atlama arzusu ve içsel boşluk temalarıyla bugün de güçlü bir okuma deneyimi sunar. Emma'nın hikayesi, arzunun toplumsal kalıplarla çatışmasını unutulmaz kılar.
10 posts from the Bookspace community

"Akşamları rüzgâr camları döverken, lambayı yakıp ateşin karşısına geçip bir kitap okumak kadar hoş şey var mıdır?"

Bilmem size de hiç oldu mu? Bazen insan bir kitapta kendisinin de aklından geçmiş bir fikre, ta derinden hatıra gelen silinmiş bir hayale rast gelir ki bu, en ince hissinizi anlatıyor sanırsınız.

"Akşamları rüzgâr camları döverken, lambayı yakıp ateşin karşısına geçip bir kitap okumak kadar hoş şey var mıdır?"

Fakat bu mutluluk, galiba her arzuyu ümitsizliğe sürüklemek için uydurulmuş bir yalandı."

"Bazen insan bir kitapta kendisinin ta derinden hatıra gelen silinmiş bir hayale rast gelir ki bu, en ince hissinizi anlatıyor sanırsınız."

Fakat bu mutluluk, galiba her arzuyu ümitsizliğe sürüklemek için uydurulmuş bir yalandı.

Evet, bir çok şeylerden mahrum kaldım; ah, hayatta bir gayem olsaydı, bir sevgiye rast gelseydim, birini bulsaydım.

“ Ellerimde hala öpücüklerinin sıcaklığı var. “

“ - Ah, kımıldama ! Söz söyleme ! Bak bana ! Gözlerinden öyle tatlı bir şeyler çıkıyor ki, bana çok iyi geliyor. - Seviyor musun beni, çocuk. “

Yarabbi ne yaptım da evlendim?